(1086 S. K. m. 417, 423)
Dava: Davacı Cemal K. ve Çelik K. vekili Avukat Y. K. Zabunoğlu tarafından, davalı Melih G. aleyhine 5.2.1997 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu uğranılan zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece istemin reddine dair verilen 12.12.2002 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili, duruşmasız olarak da davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 20.5.2003 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat M. Kayaçağlayan ile karşı taraftan davalı vekili Avukat M. Ali Alan geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının temyiz itirazına gelince; dava, yargı kararına uymamaktan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat isteminin bir bölümü reddedilmiştir. Kararı davacılar ile davalı temyiz etmişlerdir.
Davcılar, Ankara 5 Nolu İdare Mahkemesinden verilmiş bulunan yürütmenin durdurulmasına ilişkin karar gereğini yerine getirmeyen davalıdan, manevi tazminat ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak maddi tazminat isteminde bulunmuşlardır. Yargılama aşamasında, uğradıkları maddi zararın daha fazla olduğunu belirterek ilk davada istedikleri 1.000.000.000 liralık maddi tazminat miktarını 85.000.000.000 lira olarak artırmışlardır. Davalı tarafından süresinde ve yöntemine uygun olarak ileri sürülen zamanaşımı def'i mahkemece yerinde görülerek, artırılan miktar zamanaşımı nedeniyle reddedilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 417. maddesi gereğince davanın kısmen kabulü halinde yargılama giderleri kabul ve reddedilen miktarlara göre taraflara yükletilir. Aynı yasanın 423. maddesine göre vekalet ücreti de yargılama giderlerindendir. Diğer yandan, 4.12.2002 günü yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 5. maddesi gereğince, hangi aşamada olursa olsun, dava takibini kabul eden avukat tarife hükümleriyle belirli ücretin tamamına hak kazanır. Aynı tarifenin 20. maddesi gereğince de, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır. Şu durumda, reddedilen maddi tazminat nedeniyle davada kendisini vekil aracılığı ile temsil ettiren davalı yararına Avukatlık Yasası ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücret takdir edilmesi gerekir.
Mahkemece, davanın reddedilen bölümü nedeniyle davalı yararına hükmedilen avukatlık parası, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, davacıların temyiz itirazlarının 1 sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davalı vekili için takdir olunan 275.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin temyiz eden davacılara yükletilmesine ve davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy