(4721 S. K. m. 369)
Dava: Davacı Erdal K. ve Numan K. vekili Avukat M. Şenlik tarafından, davalı Cahit K. ve Hasan K. aleyhine 5.10.1999 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22.10.2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ile davalı Cahit K. vekili Avukat N. İğdirli tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı yanın tüm, davacı yanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacıların öteki temyiz itirazlarına gelince;
Olay tarihinde reşit olmayan davalı Cahit K., babası olan davalı H. Karaalioğlu'na ait ruhsatsız tabanca ile ateş ederek davacı Erdal K.'nun yaralanmasına neden olmuştur. Davacılar vekili dava dilekçesinde, olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın bakım ve gözetimi altında bulunan küçük çocuğunun eline geçmesinde aile başkanı sıfatıyla davalı baba Hasan K.'nun da sorumluluğu bulunduğu belirtilmiştir. Dosya içerisinde bulunan küçük çocuğunun eline geçmesinde aile başkanı sıfatıyla davalı baba Hasan K.'nun da sorumluluğu bulunduğu belirtilmiştir. Dosya içerisinde bulunan ceza mahkemesi dosyaları ve tüm dosya kapsamından olay tarihinde 14 yaşında bulunan davalı Cahit'in babası olan davalı Hasan'a ait ruhsatsız tabancayı evden aldığı ve bu tabanca ile davacı Erdal'ı yaraladığı anlaşılmaktadır. Reşit olmayan bir kişinin eğitim ve yetiştirilmesi kurul olarak aileye aittir. Bu konu MK. nun 369. maddesinde düzenlenmiş olup aile başkanının bu konudaki sorumluluğu belirtilmiştir. Bu sorumluluk için ana ilke; aile başkanının özen ve gözetim ödevini yapmamasıdır. Somut olayda davalı küçük Cahit'in gerçekleştirdiği eylem onun aile başkanı tarafından tehlikeli ve hukuka aykırı şeyler yapmaktan uzak tutulmadığını kendisine bu konuda gerekli bilgi verilip aydınlatılmamış olduğunu göstermektedir. Mahkemece aile başkanı sıfatıyla davalı Hasan K.'nun da sorumlu tutulması gerekirken kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı hakkındaki davanın reddedilmiş olması doğru değildir, hükmün bu nedenle bozulması gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA davalı yanın tüm, davacı yanın diğer temyiz itirazlarının 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy