(3533 S. K. m. 1, 6)
Dava: Davacı Orman Genel Müdürlüğüne izafeten Balya Orman İşletme Şefliği vekili Avukat Jülide Akyıldız tarafından, davalı Türk Telekomünikasyon AŞ. Genel Müdürlüğü ve diğerleri aleyhine 12.7.1999 gününde verilen dilekçe ile orman yangını nedeni ile maddi zararın tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 3.10.2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili Avukat Halise Dereli tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1) Dava haksız eylem sonucu verilen zararın tazmini isteğine ilişkindir. Mahkemece davaya 3533 sayılı yasa hükümleri uyarınca hakemde bakılmıştır.
Davalılardan Türk Telekomünikasyon AŞ. Genel Müdürlüğü, Türk Telekomünikasyon AŞ. Balıkesir Müdürlüğü ile Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğünün kuruluş sözleşmelerinde sermayelerinin tamamının devlete ait olmadığı yer almaktadır. 3533 sayılı yasanın 1. maddesinde sermayesinin tamamının devlete ait bulunan kuruluşlar arasındaki uyuşmazlıkların hakem sıfatıyla çözümleneceği hükme bağlanmıştır. Davalı olan kuruluşların sermayelerinin tamamı devlete ait olmadığına göre, uyuşmazlığın çözümü, 3533 sayılı yasa kapsamında düşünülemez. Bu davalılar yönünden davaya genel hükümlere göre bakılmak gerekirken hakemde görülmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
2) 3533 sayılı kanunun 6. maddesine göre bu kanun uyarınca verilen kararların temyiz edilebilme niteliği olmayıp sadece itirazı mümkündür. Bu durumda davacının davalılardan Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ. Genel Müdürlüğü ile Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ. Balıkesir Müdürlüğü hakkında vermiş olduğu temyiz dilekçesinin itiraz niteliğinde olduğunun kabulü ile isteğin hakemce incelenmesi gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle gerekli incelemenin hakemce yapılması için dosyanın geri çevrilmesine 02.07.2003 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Temyiz incelemesi yapılan dava hakemde açılıp, karara bağlanmış, dairemizce yukardaki gerekçe ile bozma kararı verilmiştir.
Karar, mecburi tahkim usulü gereğince hakemce verilmiş bir karar hakkındadır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğünden 10 yıl sonra kabul edilen 3533 sayılı Kanun ile kamu kurumları arasındaki uyuşmazlıkların hallinde mecburi tahkim usulü getirilmiş, bu anlamda bazı ihtilafların hallinde hakemliği bir bakanın yapacağı (md 2) diğerlerinde de o yerin en yüksek dereceli hukuk hakiminin görevli olacağı (md. 4) hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun hakemler tarafından verilen kararların kesin olduğunu bu kararlar aleyhine hiçbir makam ve mahkemeye müracaat edilemeyeceğini (md 6) belirlemiş bulunmaktadır.
Yukardaki hakemin hakim olduğu kararlar için aynı mercie itiraz edilebileceğini düzenlemeye göre belli uyuşmazlıkların çözümü mahkemelerin görev alanından çıkarılmış, mecburi tahkim yoluna gidilmiştir. Aleyhine temyiz yoluna başvurulacak kararlar ise, adliye mahkemelerinden verilen ve usul yasası gereği temyizi kabil olan kararlardır. Hakemin hakim olması da bu özelliği değiştiren bir olgu değildir. Aksi düşünüldüğünde ikinci maddeye göre bakanın hakem olduğu kararlar hakkında herhangi bir yere başvurulamamasına rağmen, hakimin hakemlik yaptığı hallerde üst inceleme yetkisinin varlığını kabul etmek yasanın düzenlemesine ters düşer. Kaldı ki, verilen kararların kesin olduğu da vurgulandığına göre, bir an için bu tür kararların temyiz incelemesinin varlığının kabul edilmesi halinde bile bu kesinlik nedeniyle temyiz incelemesi yapılamaz. Hakemce verilen kararın görevsizliğe dair olması da bu durumu değiştirmez. Çünkü özel kanunda hakemlerin verdiği kararların hangilerinin kesin olduğuna dair bir ayrım yapılmamıştır. Bu özellikler nedeniyle dairemizin temyizen inceleme yetkisi bulunmadığından dairemiz kararının birinci bendindeki bozma kararına katılamıyorum. 02.07.2003 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy