(818 S. K. m. 41, 50)
Dava ve Karar: Davacı Orman Genel Müdürlüğü tarafından, davalılar İsmail Aktaş ve diğerleri aleyhine 14.3.2001 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu uğranılan zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin reddine dair verilen 18.6.2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı idare, orman işletme şefi ve orman koruma memurları olan davalıların koruma görevlerini gereği gibi yapmadıklarını, kaçak ve usulsüz kesime yol açtıklarını, bu yüzden idarenin zarara uğradığını belirterek tazminat isteminde bulunmuştur. Davalılar ise, usulsüz ve kaçak kesim yapılmasında kusurları bulunmadığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, davalıların haklarında açılan ceza davasından beraat ettikleri ve meydana gelen zararda ihmalleri bulunmadığı benimsenerek dava reddedilmiş; kararı davacı temyiz etmiştir.
Dosya arasında bulunan bilgi ve belgelerden; Hamidiye Orman İşletme Şefi ve aynı yer orman koruma memurları olan davalıların görevli oldukları bölgede, koruma görevini gereği gibi yerine getirmeyerek, ağaçların usulsüz ve kaçak olarak kesilmesine, kesilen emvalin kaçırılmasına yol açarak idare zararına yol açtıkları anlaşılmaktadır. Davalıların idare zararına yol açtıkları mahkemece de davalıların meydana gelen zararda ihmalleri bulunmadığı biçimindeki gerekçeyle benimsenmiş bulunmaktadır. Borçlar Yasası'nın 41. maddesi gereğince kasten veya ihmal ve tesayyüb yahut tedbirsizlik ile haksız olarak başkasına zarar veren kimse verdiği zararı ödemek zorundadır. Davalıların görev alanları içerisinde bulunan orman alanında kaçak ve usulsüz kesim yapıldığı ve bunların kaçırılması sonucu idare zararı doğduğuna göre ihmalleri bulunsun ya da bulunmasın anılan yasa kuralı gereğince ortaya çıkan zarardan davalılar sorumludurlar. Savunmada ileri sürülen görev sahasının çok geniş olması, araç, gereç, eleman yetersizliği gibi davacı idareden kaynaklanan nedenler zarar kapsamının belirlenmesinde etkili olabilir ise de sorumluluğu tamamen ortadan kaldıran nedenler değildir. Anılan yönler gözetilmeden, somut olaya ve dosyada belirginleşen olgulara uymayan gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03.07.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy