(1086 S. K. m. 93, 95)
Taraflar arasındaki haksız eylemden kaynaklanan tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen tarih ve sayısı yukarda yazılı kararın; Dairemizin 07.10.2002 tarih ve 2002/6349-2002/10913 s. ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içerisinde davalılar Mustafa Sayın, İbrahim Kaçmaz ve R.Cemil Akın tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK. nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının değişik 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiç birine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine ve aynı yasanın 442/3. ve TCK. nun 24. maddesi gereğince 86.680.000 TL. para cezasının karar düzeltme isteyenlerden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine ve aşağıda yazılı ret karar harcının karar düzeltme isteyenlere yükletilmesine 27.02.2003 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava; haksız eylemden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Yargılamanın devamı sırasında davacı mahkemeye verdiği 7.1.2002 günlü dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiş, daha sonra 14.1.2002 tarihli dilekçesi ile de feragat dilekçesini baskı ve tehdit altında iken düzenleyip verdiğini, bu sebeple feragatinden rücu ettiğini bildirmiştir.
Mahkemece 16.1.2002 tarihli oturumda feragatten rücu istemi kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
HUMK. nun 95/1 maddesine göre feragat ve kabul kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl eder, aynı Kanunun 93. maddesine göre ise feragat beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağı öngörülmüş olup, anılan maddede 2494 s. Kanun ile 18.8.1981 gününde yapılan değişiklik ile daha önce bu maddede bulunan feragat veya kabul dilekçesinin karşı tarafa tebliğine dair hüküm kaldırılmış ve 2494 s. Kanunun hükümet gerekçesinde de feragat ve kabulün sonuç doğurmasının karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı belirtilmiştir. Açıklanan şu duruma göre davacı 7.1.2002 günlü feragat dilekçesini mahkemeye vermekle dava bu tarihte sona ermiştir. Ancak sair maddi hukuk işlemlerinde olduğu gibi feragatin de hata, hile veya ikrah (BK. 23. v.d. Md.leri) sebebiyle feshi istenebilir. Bu halde davanın feragat sebebiyle reddine dair karar verilmiş olması halinde ayrı bir dava açmak gerekir ise de, henüz böyle bir karar verilmemiş ise aynı davada feragatin geçersizliği öne sürülebilir.
Somut olayda da davacı davadan feragat ettiğini bildirmiş olmakla birlikte henüz nihai karar verilmeden önce feragat dilekçesini tehditle verdiğini bildirdiğine göre, Mahkemece davacının bu yolda delilleri sorulup feragatin gerçekten tehdit ve baskı (ikrah) sonucu verildiği kanıtlanmaksızın, feragat dilekçesinin henüz karşı tarafa tebliğ edilmemiş olması sebebiyle feragatten vazgeçmeyi geçerli sayıp davanın kabulüne karar verilmesi usul hükümlerine aykırıdır. Bu sebeple davalıların karar düzeltme istemlerinin kabulü gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan, çoğunluk görüşüne katılamıyoruz. 27.02.2003 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy