(4721 S. K. m. 25) (818 S. K. m. 47, 49)
Dava: Davacı Mehmet Ali S. vekili Avukat Sahir Bafra tarafından, davalı Mithat Y. ve Ali A. aleyhine 4.5.2001 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.9.2002 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 24.6.2003 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı Mithat Y. vekili Avukat Ali A. ( asaleten Mithat'a velayeten ) geldi, karşı taraftan davacı adına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalılardan Mithat Y. arasında önceden görülmekte olan Şişli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/983 esas sayılı davada davacı lehine manevi tazminat verilmesine ilişkin hükmün temyizi için verilen dilekçe ile yeniden kişilik haklarına saldırı yapıldığı iddiasıyla manevi tazminat istenmektedir. Dava konusu 12.1.2000 tarihli temyiz dilekçesinde mahkemece kişilik haklarına saldırı sayılan sözlerin aslında gerçek ve hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır. Bu yapılırken aynı sözler savunmanın bir unsuru olarak yeniden kullanılmıştır. Esasen temyiz dilekçesinde savunma amaçlı yapılan açıklamalarda bu sözlerin kullanılmasında bir gereklilikte bulunmaktadır. Öyleyse yasal savunma sınırları içinde kullanıldığı anlaşılan sözlerin hukuka uygun bulunduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmelidir. Yerel mahkemece bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve temyiz eden davalı Mithat Y. vekili için takdir olunan 275.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24.6.2003 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Yakınılan temyiz dilekçesinin giriş bölümündeki ifadeleri savunma sınırları içinde değerlendirmek mümkün ise de sonuç bölümünden önceki paragrafta yazılanlar, kullanılan sözcükler ve genel ifade biçimi itibariyle savunma sınırlarını aşmış bulunduğundan yerel mahkemenin hukuka aykırılığı tespit etmesi uygun olmuştur.
Yerel mahkemenin belirlediği yaptırımın cins ve miktar itibariyle olaya uygun olup olmadığı konusunda bir değerlendirme henüz yapılmadığından bu aşamada, bu konuda bir düşünce açıklamasının zamansız olduğunu kaydetmekle yetiniyor, yüce kurulun olayda hukuka aykırılık bulmayan bozma kararına katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy