(2004 S. K. m. 336)
Dava: Davacı Mehmet U. vekili Avukat Ahmet Hoşgül tarafından, davalı Çal Ziraat Bankası Şube Müdürlüğü aleyhine 24/04/2001 gününde verilen dilekçe ile yedieminlik ücretinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/01/2003 günlü kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, yedieminlik ücretinin ödenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, üçüncü kişinin davalı bankaya olan kredi borcu nedeniyle banka tarafından girişilen icra takibinde haczedilen dana ve ineğin kendisine yediemin olarak teslim edildiğini, hayvanlara baktığını, bir yıl sonra haczin kalktığını ve yedieminlik görevinin son bulduğunu belirterek ödenmeyen bir yıllık ücretinin tahsilini istemiştir. Davalı cevabında, davacının görevini yerine getirmediğini, haczedilen malları borçluya kendiliğinden teslim ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının beş ay hayvanlara baktığı kabul edilerek icra dosyasında belirlenen günlük ücret üzerinden istem kısmen kabul edilmiştir.
Davacıya yediemin olarak borçluya ait hayvanlar teslim edilmiştir. Geçen zaman içinde alacaklının talebi üzerine icraca yapılan araştırmada hayvanların bulunmadıkları görülmüştür. Davacı hayvanların 1-1,5 yıl önce borçlu tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Yedieminlik, uyuşmazlık konusu olan bir olaydaki mal veya eşyanın uyuşmazlığın sonuna kadar yine takdir edilecek ücret karşılığında güvenilir bir kişinin korumasına bırakılmasıdır. Somut olayda, davacının bu koruma görevini yerine getirmediği, iddia ve savunması doğru olsa dahi korumasına terk edilen hayvanların borçlu tarafından götürülmesi durumunda ilgili makamlara süresi içinde bilgi vermesi gerekir. Olayda davacı böyle bir yönteme başvurmamıştır. Davacının haksız eylemi nedeniyle güveni kötüye kullanmaktan dolayı açılan ceza davasında bu olgu belirlenmiş, hükmün verilmesi 4616 sayılı yasayla ertelenmiştir.
Açıklanan bu olgular itibariyle yasanın kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmediği, suç teşkil eden eylemde bulunduğu, böylece davalının zararına neden olduğu, davalının alacağının davacının hukuka aykırı eylemi sonucu ödenebilirlik niteliğini kaybettiği anlaşılmıştır. Davanın reddi gerekir.
Anılan yön gözetilmeden yazılı şekilde verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmaya gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıdaki nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10.07.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki bilgi ve belgelere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davacının bir süre mahcuz hayvanlara baktığının sabit olmasına göre mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan dairemiz çoğunluğunun bozma gerekçesine katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy