(818 S. K. m. 41, 50)
Davacılar M. Ertan vd. vekili Avukat Ş. Ercan tarafından, davalılar A. Yüceer vd. aleyhine 28/3/2001 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24/12/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar tarafından davalılardan E. Eczacıbaşı A.Ş. aleyhine açılan ve sonuçlanan Bilecik Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22.12.2000 tarih ve 1999/193-2000/367 sayılı dava dosyasında, anılan şirketin hukuka aykırı olarak davacıların taşınmazına el attığı saptanmış ve önlenmesine karar verilmiştir. Davacılar eldeki davada, ilk dava dosyasında belirlenen ve kısmen hüküm altına alınan maddi zararlarının kalan bölümünü talep etmişlerdir.
Davalılardan A. Yüceer ve A. T. İndirkaş, E. Eczacıbaşı A.Ş. ' nin yönetim kurulu üyeleridir. Mahkemece, bu davalıların sorumluluklarının dayanağı gerekçede açıklanmamıştır. Bu davalılar bakımından, kusursuz sorumluluk hallerinin uygulanması söz konusu olmadığı gibi; şirket yönetim kurulu üyesi sıfatı taşımaları, şirketin haksız eylem niteliğindeki çalışmaları nedeniyle zarar gören üçüncü kişilere karşı sorumlu tutulmalarını da gerektirmez. Sorumluluk, ayrı bir tüzel kişiliği ve mal varlığı olan şirkete aittir. Şu haliyle adı geçen davalıların sorumlulukları kusura dayanmaktadır. (BK. m. 41 vd.). Bu davalıların Taşınmaza el atma eylemine katıldıkları, yardımcı oldukları veya talimat verdikleri yönünde bir bulgu söz konusu değildir. (BK. m.50). Mahkemece, bu davalılar yönünden davanın reddi yerine gerekçe de gösterilmeksizin kabul hükmü oluşturulması, yasanın yanlış uygulanması niteliğinde olup, bozmayı gerektirmiştir. (HUMK.m428/b.1).
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenle davalılar A.Yüceer ve A. T. İndirkaş yararına BOZULMASINA; diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07.07.2003 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY AÇIKLAMASI
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesine ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiş, kararın temyizi üzerine, davalı gerçek kişi konumunda bulunan davalıların, sorumlu tutulmamaları gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. Bozma nedenine katılamıyorum. Şöyle ki;
İddia ve bozma kararında da açıklandığı üzere zarar haksız eylem sonucu meydana gelmiştir. Bu bağlamda zarar, davacıya ait araziye toprak yığılması, kazılarak maden alınması gibi eylemler nedeniyle oluşmuştur. Bu eylemler, davalı şirket yararına ve onun çalışanları tarafından yapılmıştır. Gerçek kişi olan davalılar da şirketin yöneticileridir. Görüldüğü üzere haksız eylem şirketin çalışanları ve yöneticileri tarafından meydana getirilmiştir. Diğer bir anlatımla haksız eylemin failleri şirketin çalışanlarıdır. Haksız eylemi meydana getiren, gerek kendi adına, gerek üçüncü kişi adına, somut olayda olduğu gibi gerek şirket adına hareket etmiş olsun bizzat ve doğrudan doğruya sorumludur. Haksız eylem sahibinin, sorumluluktan kurtulma olanağı yoktur. Şirket, haksız eylemin kendi adına yapılamadığını kanıtlarsa, haksız eylemde vekalet veya temsil olmayacağı ilkesi uyarınca sorumlu tutulmayabilir.
Davalı gerçek kişiler haksız eylemi bizzat meydana getirmediklerini savunmamışlardır. Haksız eylemi bizzat meydana getirmemiş olsalar dahi, yönetici konumunda bulunan kişiler olması, çalışan, çalıştıran durumunda bulunmaları itibariyle sorumludurlar.
Bu nedenlerle de, bozma ilamında yer alan gerekçeye katılamıyorum. Kararın onanması gerektiği düşüncesindeyim. 07/07/2003 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy