(818 S. K. m. 41, 55)
Davacı M. Karakoç vekili Avukat C. Kaya tarafından, davalı M. Kamalı ve diğerleri aleyhine 9/9/1998 gününde verilen dilekçe ile haksız eylemden doğan maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 13/12/2000 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, davalıların hukuka aykırı eylemleri sonucu zarar gördüğünü belirterek tazminat isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davalıların gerek kasten, gerek özensiz davranmak suretiyle haksız biçimde tarlada yangın çıkmasına neden olmadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmiştir.
Zararlandırıcı eylem, tarlada biçerdöver ve balya makinasının çalışması sırasında meydana gelen zararla ilgilidir. Araçları davalı M. Kamalı ve Ö. Güler kullanmaktadır. Sahibi ise Y. Güler' dir. Şu hali ile davalı M. Kamalı ve Ö. G. Çalışan, Y. Güler de çalıştıran konumundadır. Böyle bir olaydan meydana gelecek zarardan dolayı çalıştıran BK.nun 55. maddesine göre çalıştırdığı kişilerin haksız eylemden doğan zarardan sorumludur.
Olay günü, iki aracın çalışması sırasında, araçların arasında çıkan kıvılcım sonucu zarar meydana gelmiştir. Bu zarardan davalı çalıştıran kusursuz olarak sorumludur. Davalı çalıştıranın sorumluluktan kurtulabilmesi için zararın çalıştırdığı kişilerin eyleminden değil. başka bir nedenden kaynaklandığını ve böylece hukuka uygun illiyet bağının bulunmadığını kanıtlaması gerekir. Diğer bir anlatımla davacı zararın davalıların haksiz eyleminden meydana geldiğini kanıtlamak yükümlülüğü altında değildir. Buna karşın davacı tarafından gösterilen tanık B. Sevinç, yangının iki aracın çalıştığı sırada aralarında çıktığını, R. Yavaş da bitişik tarlada çalışırken yangının saman bağlama makinasının çalışması sırasında samanların tutuştuğunu gördüğünü yakında bulunan kişilerle birlikle söndürmeye gittiklerini, bu arada davacının tarlasına sıçradığını belirtmişlerdir. Gerek tanıkların anlatımlarından gerekse olayla ilgili ceza dosyasından olayın çıktığı yerde davalılar dışında başkaca kimsenin olmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan şu durum itibarı ile zararlandırıcı eylemin davalıların çalışmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bunun içindir ki mahkeme kararında belirtildiği üzere davalıların yangına kasten veya özensizlik sebebi ile neden olmaları zorunlu değildir.
Yangının davalıların çalışması sırasında ve çalıştıkları yerde meydana gelmesi sorumlulukları için yeterlidir. Yangın başka bir yerden çıkmadığına göre zararın kapsamı belirlenerek davalıların sorumluluğuna hükmedilmek gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09.07.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy