(4721 S. K. m. 186) (1086 S. K. m. 253, 274)
Dava: Davacı Şaziye vekili tarafından, davalılar Cafer ve Elveda aleyhine 19/4/2002 gününde verilen dilekçe ile ziynet eşyalarının aynen iadesi, mümkün olmazsa bedellerinin tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 23/10/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, davalıların elinde bulunan ziynet eşyalarının aynen veya olmadığı takdirde bedellerinin hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde tanıkların açıklamasına, bilirkişi raporuna ve yemin deliline dayanmıştır. Yargılamanın devam ettiği aşamada taraflar tanıklarını göstermişlerdir. Davalı tarafından gösterilen tanıklardan İbrahim'in dinlenilmesinden davalının istemi üzerine vazgeçilmiş, diğer tanık Muharrem'in ise mahkemece re'sen dinlenmemesine karar verilmiştir. Dosyadaki kanıtlar itibari ile mahkemenin yeterli gerekçe göstermeden tanık dinlenmesinden re'sen vazgeçmesi doğru olmadığı gibi, davalının vazgeçtiği tanık için davacıya vazgeçmeyi kabul edip-etmediği hususunun sorulmaması da usul hükümlerine aykırıdır. Ayrıca davacı tüm kanıtlar yanında yemine de dayanmıştır.
Şu durumda mahkemece yapılacak iş, davalı tanıkları dinlenmeli ve gerekirse davacıya yemin kanıtına dayanma hakkı hatırlatılmalıdır. Tarafların kanıtlarının tamamı toplanmadan, eksik inceleme ile karar verilmiş olduğundan karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy