(818 S. K. m. 41) (2709 S. K. m. 73) (3065 S. K. m. 20)
Dava: Davacı Gülten vekili Avukat tarafından, davalılar ASKİ ve B... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine 18/10/2001 gününde verilen dilekçe ile kanalizasyon çalışması sırasında verilen maddi ve manevi zararın tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ASKİ yönünden davanın husumet nedeni ile reddine, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine dair verilen 18/12/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı B... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız eylem nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davalı ASKİ yönünden davanın husumet nedeni ile reddine, davalı B... inşaat Sanayi Ltd. Şti. yönünden maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. Karar davacı ve davalı B... İnşaat Sanayi Ltd. Şti. taraflarından temyiz edilmiştir.
Davacı, evini pis su basması nedeni ile ev eşyalarının gördüğü zarar ile birlikte, evi temizletmek için tuttuğu temizlikçi bedelini de istemiştir. Yerel mahkeme ev eşyalarının gördüğü zararın tazminine karar vermiş, işçi tutulduğuna dair delil bulunmadığından temizletme bedeli istemini red etmiştir.
Kanalizasyon suyunun davalıların haksız eylemi sonucu davacıya ait evin içine akması ile ev eşyalarının ve evin içinin kirlendiği delil tespiti ve dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Şu durumda pis suyun eve akması sonucu meydana gelen kirden evin ve eşyaların arındırılabilmesi için temizlenmesi gerekir. Mahkemece temizlik için gereken süre ve rayiç bedel dikkate alınarak uygun bir işçilik bedelinin hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile red edilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı davalıların haksız eylemleri sonucu uğradığı manevi zararın tazmin edilmesini istemiş ise de, yerel mahkemece bu istem red edilmiştir. Kanalizasyon suyunun evi basması nedeni ile kirli su ile ev ve ev eşyaları zarar görmüş olup çıkan koku ile davacının sağlık durumu önemli derecede etkilenmiştir. Davacının konutunda güven içinde kalmasının engellendiği, böylece davacının kişilik değerlerinin zarar gördüğü anlaşılmaktadır. Mahkemece bu yön gözetilerek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
4-Davalı ASKİ'nin projede yaptığı hata nedeniyle davacı zarar görmüştür. Diğer davalı yüklenici B... İnşaat Sanayi Ltd. Şti.'nin iş sahibi olan ASKİ'yi olaydan önce uyarmamış olması kusur oluşturmakta ise de ASKİ, hatalı proje yapması nedeni ile sorumluluktan kurtulamaz. Somut olay itibariyle ASKİ'nin sorumlu tutulması gerekirken işin eser sözleşmesi olması nedeniyle ASKi yönünden husumet nedeni ile davanın reddi doğru değildir.
5-Mahkemece takdir edilen vekalet ücretine, katma değer vergisi eklenerek hüküm kurulmuştur. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 21. maddesinde; "bu tarifede yer alan ücretlere 3065 sayılı Yasa hükümleri gereği katma değer vergisi ayrıca ilave edilir". denilmekte ise de, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Yasası'nın 20/4. maddesinde, "belli bir tarifeye göre fiyatı tespit edilen işler ile biletle tahsil edilen hallerde tarife ve bilet bedeli, katma değer vergisi dahil edilerek tespit olunur ve vergi müşteriye ayrıca intikal ettirilmez." hükmü ile Anayasa'nın 73. maddesinde belirtilen "vergi, resim harç ve benzeri yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır." şeklindeki yasa maddelerinin bu düzenleniş biçimine karşın, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 21. maddesindeki düzenleme biçiminin yer almış bulunması, normlar arasında aykırılık yaratmıştır. Bu gibi durumlarda ve Yargılama Hukuku bakımından öncelikle gözönünde tutulacak hüküm, Anayasa kuralıdır. Yukarıda yazılı olan Anayasa kuralına dayanılarak çıkarılan 3065 sayılı yasanın 20/4. maddesinde, yukarıda açıklandığı üzere, bu nitelikteki tarifelerde öngörülen miktarın içinde Katma Değer Vergisi'nin de bulunduğu, diğer bir ifade ile Katma Değer Vergisi'nin, tarifede belirlenen miktar içinde yer aldığı belirtilmiştir. Şu durumda, yasa hükmü gözetildiğinde, tarifedeki ücrete ayrıca Katma Değer Vergisi'nin eklenmemesi gerektiği kabul edilmek gerekir.
Mahkemenin yukarıda yazılı olan bu yasal düzenlemeleri gözetmeden, tarifede belirlenen ücrete ayrıca Katma Değer Vergisi eklenmesi biçiminde vardığı sonuç usul ve yasaya aykırı olup karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda ( 2, 3, 4 ve 5 ) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA; davacının diğer temyiz itirazları ile davalının tüm temyiz itirazlarının ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenle reddine ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17/9/2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy