(4721 S. K. m. 4)
Dava: Davacı A. Telekom Güv. ve Optik Sis. San. Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat İ. H. Metin tarafından, davalı M. Yakın ve M. Bay aleyhine 2/3/2001 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının saldırıya uğramasından doğan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/6/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nısfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olan işte davacının ihaleyi alan A. şirketinin yetkili servisi ve bayisi olması, kendi beyanına göre alınan ihale ile ilgili olarak sistem hakkında açıklama yapıp bazı numuneleri monte etmesi, davalının yerel bir yayın olması ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı fazladır. Daha alt düzeyde tazminata karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 2 sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05.05.2003 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Karşı Oy Yazısı
Davalıların yayınlarının ilgili bölümlerinde kullandıkları ifadeler ve sözcüklerle davacının kişilik haklarına saldırıda bulundukları, yerel mahkeme kararı ve hukuka aykırılığı uygun bulan dairemiz kararı ile bellidir. Yerel mahkemenin belirlediği yaptırımın olaya uygun düşüp düşmediği konusunda dairemiz çoğunluğu ile görüş ayrılığı vardır.
Yaptırım belirlenirken yasada öngörülen ölçülerin dikkatlice kullanılması gerekmektedir. Seçilen yaptırım tazminat türünden olacaksa davalıların fakirleşmemesi, davacının zenginleşmemesi ölçülerinin yanında, yaptırımın davacının manevi varlığında doğmuş olan zararı giderici, davalıları uyarıcı nitelikte olması gerekmektedir. Özellikle, saldırının yayın yoluyla geniş kitleye ulaştığı da değerlendirildiğinde belirlenen yaptırım bozulmuş olan dengeyi onaracak düzeyde olmalıdır. Yerel mahkeme tazminat miktarını belirlerken tüm unsurlar ve yayın organının yerel gazete olduğunu da değerlendirmek suretiyle kararını vermiştir. Takdirde bir isabetsizlik bulamadığımdan, dairemiz çoğunluğunun tazminatın fazla olduğuna dair bozma kararına katılamıyorum.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy