(818 S. K. m. 41, 49)
Dava: Davacı Mehmet vekili tarafından, davalı İslam aleyhine 4/5/2000 gününde verilen dilekçe ile haksız eylemden doğan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/12/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; davacı, davalının kendisine hakaret ve etkili eylemde bulunduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece, dava kısmen kabul edilmiştir.
Ceza dosyası içeriğine göre davalı etkili eylem ve hakaret suçlarından mahkûm olmuş, karar kesinleşmiştir. Davacı avukat, davalı ise müteahhittir. Gerek cismani zarar, gerekse kişilik haklarının saldırıya uğraması durumlarında takdir edilecek manevi tazminat miktarının takdirinde, istenen tatmin duygusunun yanında, ayrıca hukuka aykırı eylemin bir daha işlenmemesi için caydırıcı bir özellik ve etkinlik de taşımalıdır.
Davaya konu olan bu işte olayın gelişimi, tarafların sıfatı, işgal ettikleri makam ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarla, davalının eylemleri gözetildiğinde hüküm altına alınan miktar azdır. Mahkemece daha üst düzeyde tazminata hükmedilmek üzere karar bozulmalıdır.
Sonuç : Temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy