(818 S. K. m. 41, 47, 49) (2918 S. K. m. 87, 88, 89)
Dava: Davacı Yusuf D. ve diğerleri vekili Avukat Sevinç Gökçınar tarafından, davalı Balıkesir Uludağ Turizm Taşımacılık İnş. Tic. Ltd. Şti. ve Akdeniz Sigorta AŞ. aleyhine 9/1/2002 gününde verilen dilekçe trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı Yusuf Demir'in maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacıların manevi tazminat istemlerinin reddine dair verilen 24/10/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
Dava trafik kazasından doğma tazminat isteği olup mahkemece bilirkişi raporuna dayanılarak davacıya ait araçta değer kaybı olmayacağı benimsenmiştir. Oysa davacının olaydan sonraki mal varlığının değeri, zarar verici olayın meydana gelmemesi halinde değerinden daha az ise, zarar var demektir. Gerçekten bir şeyin tahrip edilmesi veya zarar görmesi halinde nesnel zararı tayin etmek için kural olarak objektif değeri esas almak gerekir. Bu ise mübadele ( rayiç ) değeridir. Davaya konu olan olayda davacıya ait araç "811.000.000 lira" harcanmasını gerektirecek derecede hasara uğramıştır. Bu durumda sözü edilen aracın onarıldıktan sonra mübadele ( rayiç ) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Çünkü tamamen onarılmış olsa bile bu araba tahribatın izlerini taşımaktadır. Onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir. Zararı tazminle yükümlü olan kimse, tazmin borcunu doğuran eylemin meydana gelmesinden önceki durumu iadeye mecburdur. Bu ilke, zarar, ister haksız eylemden doğsun, isterse sözleşmeye aykırı hareketten meydana gelsin, aynen uygulanır.
O halde mahkemece, olaydan dolayı araçta meydana gelen değer kaybı bilirkişi aracılığı ile belirlenmeden, bu kalem istek hakkında karar verilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir." şeklinde sadece aracın yaşını gözeterek değer kaybı olmayacağını belirten bilirkişi raporuna dayanılıp, bu kalem isteğin reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 30/4/2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy