(818 S. K. m. 41, 43)
Dava: Davacı Maliye Hazinesi vekili tarafından, davalı Hasan aleyhine 27.11.2001 gününde verilen dilekçe ile rucüen maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.6.2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız eylem nedeniyle rucüen maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davaya konu oluş biçimi çekişmesizdir. Bu anlamda olmak üzere, davalının er olarak görevli bulunduğu S... İl Jandarma Karargah Bölüğü'nün deposunu su basmış ve dava dışı Üsçvş. Serkan tarafından müdahale edilmiştir. Adı geçen, su seviyesinin beline kadar yükselmesi üzerine tabancasını davalıya vermiş ve bölük astsubay odasına götürmesini istemiştir. Davalı tarafından tabanca odaya götürülmüştür. Aynı odada, boş bir tabanca daha bulunmaktadır. Davalı bu iki tabancayı karıştırmış ve dolu tabancayı odaya gelen dava dışı er Hasan Hüseyin'e şaka amaçlı olarak yöneltmiştir. Daha sonra tetik düşürmesi üzerine de, er Hasan Hüseyin yaşamını yitirmiştir. Davacı, bu ölüm olayı nedeniyle ödenmek zorunda kalınan tazminatların rucüen tahsilini istemiştir. Mahkemece, davalının tazminat sorumluluğu benimsenmiş ve fakat askerlik ödevi nedeniyle yarı oranında hakkaniyet indirimi yapılmıştır.
Rücu davasına esas zararlandırıcı sonuç, askerlik görevi sırasında meydana gelmiş bulunmakla birlikte; somut olayın açıklanan ve mahkemece de benimsenen gelişim biçimi karşısında, askerlik ödevi ile ilgili değildir. Davalının, ağır kusuru söz konusudur. Bu ağır kusur, hakkaniyet indirimine esas askerlik ödevi ile ilgili uygun nedensellik bağını keser ve ödevden kaynaklanan hakkaniyet düşüncesini de dışlar niteliktedir. Açıklanan nedenlerle, davalı yararına hakkaniyet indirimi yapılması doğru görülmemiştir. Mahkemece, istemin tümden kabulü yerine kısmen kabul kararı verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA 22.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy