(818 S. K. m. 55) (2918 S. K. m. 96)
Dava: Davacı Aytül Doğan ve diğerleri vekili Avukat İbrahim Yüce tarafından, davalı İçişleri Bakanlığı aleyhine 30.4.2002 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 4.2.2003 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava kabul edilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıların desteği polis memuru olup, desteğin kullandığı polis aracına, karşı yönden gelen ancak plakası ve kimliği tesbit edilemeyen bir aracın 8/8 kusurlu olarak çarpması nedeniyle desteğin ölümü sonucu uğranılan zarar dava konusu edilmiştir. Yerel mahkemece dava aynen kabul edilmiştir. Davacıların polis memuru olan desteği, davalı İçişleri Bakanlığı'nda atama tasarrufu ile çalışan ve kazada yer alan polis aracını kullanan durumundadır. Desteğin ölümüne neden olan kazada gerek kaza tesbit tutanağı gerekse Cumhuriyet Savcılığı'nca alınan bilirkişi raporunda zararlandırıcı eylemin karşı yönden gelen desteğin kullandığı aracın şeridine tecavüz eden aracın tam kusuruna göre meydana geldiği anlaşılmaktadır. Karar yerinde belirtildiği üzere davalı Bakanlık işleten ve ayrıca Borçlar Kanunu'nun 55. maddesi uyarınca adam çalıştıran olarak kusursuz sorumlu ise de, zararın üçüncü kişinin tam kusurundan yani ağır kusurundan meydana gelmiş olması itibariyle kusursuz sorumlu davalının haksız eylemi ile meydana gelen zarar arasındaki uygun illiyet bağı kesileceğinden, sorumluluğundan söz edilemez. Nitekim Karayolları Trafik Kanunu'nun 86. maddesinde de benzer şekilde işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilememiş olmaksızın, kazanın mücbir sebepten, zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulacağı hükmü gereği, davalı idarenin olayda kendisinin ve eyleminden sorumlu olduğu desteğin kusuru olmadığı araçta bozukluk bulunmadığı ve olaya üçüncü kişinin tam kusurunun neden olduğu anlaşıldığından, bu yön gözetilerek davanın tümden reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine yer olmadığına 25.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy