(818 S. K. m. 41) (2004 S. K. m. 67)
Davacı Tedaş Müessese Müdürlüğü vekili Avukat Mustafa Samı tarafından, davalı Adil Gülümser aleyhine 27/11/2001 gününde verilen dilekçe ile kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 3/7/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, davalının kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla uğranılan zararın ödetilmesi istenmiştir. Mahkemece, davalıya ait taşınmazın 22/7 /1998 tarihinde üçüncü kişiye devredildiği iddiasıyla istem reddedilmiştir.
Dosyadaki kanıtlara göre 23/7/1998 ile 11/9/1998 tarihleri arasında bölgede genel olarak yapılan denetimlerde işyerinde 5544 Kw kaçak elektrik kullanıldığı belirlenmiştir. Belirleme tutanağından da anlaşılacağı üzere kaçak olarak kullanılan elektriğin yerin davalı tarafından üçüncü kişiye devrinden önce mi sonra mı olduğu anlaşılamamaktadır. İstem kaçak kullanılan elektrik bedelinin ödetilmesine ilişkindir. Bu miktarın ne kadarının devirden önce ve devirden sonra kullanıldığının belirlenmesi konusunda somut ve belgeli kayıtlar bulunmamaktadır. Bu bakımdan kaçak elektrik miktarının tamamının devirden sonra kullanıldığının kabulü doğru değildir. Böyle bir sonuca varılabilmesi için işyerinin genişliği kullanılan elektrik ampullerinin sayısı ve diğer harcama yerlerinin yerinde yapılacak inceleme ile belirlenmesi gerekir. Diğer bir anlatımla bir günde veya bir ayda o işyerinde ortalama ne kadar elektrik kullanılacağının belirlenmesi gerekir. Mahkemece yapılan inceleme sonucu verilen bilirkişi raporunda da elektriğin davacı tarafından kullanıldığı ifade edilmişse de bu husus açık biçimde belirtilmemiştir. Davacının bu yeri üçüncü kişiye devrinden sonra üçüncü kişi tarafından elektrik harcaması yapılabilmesi için kullanılması gerekir. Eğer üçüncü kişi de bu yeri davalının kullandığı ölçüde kullanmaya devam etmişse yukarıda belirtildiği biçimde inceleme yapılmalıdır. Şayet satın alan üçüncü kişi tarafından o yerde bir kullanma söz konusu değilse harcamanın tamamının davalı tarafından yapılmış olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece anılan bu yönler üzerinde durulmadan yukarıda yazılı gerekçe ile istemi reddetmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç:Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21/5/2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy