(818 S.K m.42,43)
Dava: Davacı Nurgül vekili tarafından, davalı Mehmet aleyhine 6/1/1998 gününde verilen dilekçe ile ziynet eşyasının aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde bedellerinin tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 20/11/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, ziynet eşyasının aynen iadesi, aynen iade mümkün olmadığı takdirde bedellerinin tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile 29/6/1996 tarihinde evlenip 27/5/1997 günü boşandıklarını, nişan ve düğünde kendisine takılan ziynet eşyasından, 40 adet ata altını, bir adet boyun zinciri, iki çift küpe ve 5 adet harf altını, düğünden kısa bir süre sonra davalıyla birlikte İzmir'e gittiklerinde davalının bozdurarak parasını kendisinde alıkoyduğunu, diğer ziynet eşyasını da Nazilli'ye döndüklerinde koruma bahanesiyle alıp vermediğini belirterek, dava dilekçesinde belirttiği 11 kalem ziynet eşyasının aynen iadesini, iade mümkün olmadığı takdirde bedellerinin tazminini istemiştir.
Davalı, ziynet eşyasının tamamının davacıda bulunduğunu, davacının evi terkedip giderken bunları yanında götürdüğünü, davanın reddini savunmuştur.
Davacının iddiasını ispatlama yönünde dinlettiği tanık beyanlarından ve tüm dosya kapsamından, davacı ile davalının düğünden kısa bir süre sonra yanlarında davacı tanığı Birgül'de olduğu halde İzmir'e gittikleri ve davacının belirttiği bir kısım ziynet eşyasının davalı tarafından bozdurulduğu anlaşılmaktadır. Nişan ya da düğün töreni sırasında davacıya takılan ziynet eşyası davacıya aittir. Davacıya ait olan bir kısım ziynet eşyasının davalı tarafından bozdurulduğu tanık beyanlarıyla saptandığına göre bozdurulan ziynet eşyasının aynen veya bedellerinin tazminine karar verilmesi gerekirken, istemin tümden reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ( 1 ) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 7.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy