(2004 S. K. m. 89) (1086 S. K. m. 417)
Dava: Davacı E... Kaymakamlığına izafeten Hazine vekili Avukat tarafından, davalı Hüseyin aleyhine 28/12/2001 gününde verilen dilekçe ile İİK'nun 89. maddesine dayalı menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; konusuz kaldığından karar ittihazına yer olmadığına dair verilen 28/11/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Dava: Davacı; davalı Hüseyin tarafından borçlu M.Fikret aleyhine yapılan icra takibinde kendilerine bir ve ikinci haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, oysa davacının bağlı bulunduğu ve tüzel kişiliği olan Muhakemat Müdürlüğüne haciz ihbarnamelerinin gönderilmesi gerektiğini, bu nedenle İcra Hakimliğine dava açıldığını, takip borçlusunun bir alacağı olmadığını açıklayarak borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir. Davalıda cevap dilekçesi ile İcra Hakimliğinin bir ve ikinci haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verdiğini, davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını savunmuştur. Yerel mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderleri ile vekillik ücretinin davalıdan alınmasına karar vermiştir. Kararı davacı yan temyiz etmiştir.
Davalı tarafından davacıya gönderilen İİK'nun 89.maddesinde öngörülen ihbar yazıları Muhakemat Müdürlüğüne tebliğ edileceği yerde davacıya tebliğ edilmiştir. Bunları sonradan öğrenen davacı eldeki işbu davayı açarak hem 3.kişiye karşı borçlu olmadığını, hem de İcra Tetkik Merciinde ihbarnamelerin iptali yoluna gitmiştir. Bu davanın devamı sırasında İcra Tetkik Mercii tarafından tebligatların usulsüzlüğü gerekçesiyle birinci ve ikinci haciz ihbarnameleri iptal edilmiştir. Böylece davalının usulsüz icra takibi yapması nedeniyle davacının bu davayı açmak zorunda bırakıldığı anlaşılmaktadır. HUMK' nun 417.maddesi uyarınca yargılama harçları davada haksız çıkan tarafa yükletilir. Şu durum itibariyle yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesi gerekirken davacı üzerinde bırakılması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA; 10/10/2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy