(2004 S. K. m. 67) (657 S. K. m. 87) (2368 S. K. m. 2, 4)
Dava ve Karar: Davacı K. B. vekili Avukat H. Ç. tarafından, davalı SSK Başkanlığı aleyhine 25/6/2002 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/10/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, itirazın iptaline ilişkindir. Yerel mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı anestezi ve reanimasyon uzmanı olup, 657 sayılı Personel Kanunu'na tabi kamu görevlisidir. Davacıya, gereksinme duyulduğu için SSK Hastanesinde asıl görevli bulunduğu Doğum ve Çocuk Bakımevi Hastanesi'ndeki görevini aksatmamak koşulu ile çağrıldığı durumlarda ameliyat ve müdahalelerde bulunmak üzere izin verilmiştir. Bu görevlendirme devamlı değil, gereksinme duyulduğunda davacıya başvurulmasını gerektirmektedir.
Davacı devlet memuru olup, 657 sayılı kanunun 87. maddesinde memurlara ikinci görev verilemeyeceği, her ne ad altında olursa olsun para ödenemeyeceği ve menfaat temin edilemeyeceği hükmü yer almaktadır. SSK Sağlık Teşkilatı Yönetmeliğinin 215. maddesinde kurumun, sağlık kuruluşlarından, gerektiği durumlarda resmi tesislerden veya serbest çalışan uzmanlardan yararlanacağı buna karşılık ücret ödeneceği düzenleme altına alınmıştır. Şu düzenleme itibariyle yasa maddesi ile yönetmelik hükmünün uyuşmazlığın çözümünde birlikte değerlendirilmesi gerekir. Bu bağlamda yasada devlet memuru olan kişiye herhangi bir ödeme yapılamayıp yarar sağlanamayacağı öngörüldüğü halde yönetmelik 215. maddedeki ödemenin davacıyı kapsayıp kapsamadığı tartışılmalıdır. Nitekim yönetmelikte de çağrılacak uzmanların kurum mensubu olmamaları durumunda ücret ödeneceği ifade edilmektedir.
Somut olayda davacı kurum mensubudur. Ne var ki, davacı 2368 sayılı Sağlık Personelin Tazminat ve Çalışma Esaslarına Dair Kanun'un 2 ve 4. maddelerindeki yasal düzenlemeye göre part-time günün beli saatlerinde (08.00-16.00) kurumda, diğer saatlerde serbest olarak mesleğini yürütmektedir. Gerek davacının görevlendirme yazısında gerek yasal mevzuatta davacının çalışma saatleri içinde verilen görevlendirmeler nedeniyle bir ücret isteyememesi gerekir. Bunun dışındaki görevlendirme nedeniyle ücret isteyebileceğinin kabulü lazımdır. O halde mahkemece yapılacak iş, ücreti istenen müdahale ve ameliyatlara katılma gün ve sayılarını belirleyip bunların davacının yasal çalışma saatleri içinde veya dışında olduklarını araştırarak hüküm kurmaktan ibarettir. Bu hususların gözardı edilerek davanın tümden kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Kabul biçimine göre alacak miktarı belli olmadığından yargılamayı gerektirdiğinden ve alacağın likit olduğu söylenemeyeceğinden inkar tazminatına hükmedilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy