(818 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Davacı Şevki vekili Avukat tarafından, davalılar İsmail ve Adem aleyhine 9/4/2001 gününde verilen dilekçe ile yaralamalı trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı Adem hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, davalı İsmail hakkındaki davanın kısmen kabulüne dair verilen 24.1.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi Davalı İsmail vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazası nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Yerel Mahkemece davalı Adem hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, davalı İsmail hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı İsmail tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu olay sonucu aracının hurdaya çıktığını, aracının kasko sigortası olup olaydan dolayı tazminat alabilmek için vadesinden önce ödemek zorunda kaldığı 226.800.000 lira sigorta primi ile yeni aldığı aracına ödediği 378.210.000 lira kasko bedelinin tazminini de istemiştir.
Kasko sigortası zorunlu trafik sigortasından farklı olarak araç malikinin kendi isteği ile yapılan, hukuken yapılması mecburi olmayan bir sigorta türüdür. Davacı aracını kendi isteği ile kasko sigortası yaptırdığına göre, uğradığı zararını sigortadan isteyebilmek için de sigorta şirketi ile yaptığı sözleşmenin davacıya yüklediği prim ödeme yükümlülüğünü de yerine getirmek zorundadır. Prim ödeme borcu davacıya ait şahsi bir borçtur. Davacı mecburi olmayan bu sigortadan dolayı kendisine ait olan borcunu davalılardan isteyemeyeceği gibi, yeniden aldığı aracına yaptırdığı kasko sigortasından dolayı ödediği prim borcunu da mecburi olmadığı için isteyemez.
Mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan her iki kasko sigortası prim bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmadığı gibi, kazalı araçtan dolayı vadesi gelmeden ödenen prim bedelleri istendiği halde HUMK'nun 74. maddeye aykırı olarak istenmeyen sigorta priminin tamamına hükmedilmesi de ayrı bir bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının 1 nolu bentte açıklanan nedenle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy