(818 S. K. m. 41,49) (1136 S. K. m. 164) (3065 S. K. m. 20) (2709 S. K. m. 73)
Dava: Davacı Cavit Çağlar vekili Avukat İbrahim Yaşar tarafından, davalı Kemal Ege Cansen vd. aleyhine 14.5.2002 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 25.2.2003 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 24.2.2004 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat Sevinç Şengöz ile karşı taraftan davacı vekili Avukat Gonca Gülçin Öner geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davaya konu yazıda, özetle: ...Bu ülkenin iş hayatına, hatta ekonomik hayatına egemen olan sakat felsefeyi anlatmak istiyorum. Bu gayri iktisadi iktisadi felsefe, tiyatro dekoru gibi köykentler projelendirmeden, üzerine uçak konmamış havaalanları inşaatına; Jet Fadıl'ın, Siirt'te dünyanın dev otomobil şirketleriyle rekabet edecek otomobil fabrikası kurma balonundan, zarardaki medya holdinginin, kendi bankasına 500 milyon dolar borç takmasını tertipleyen basın patronunun iş yapma tarzına kadar her oluşumun kılavuzudur. Aynı felsefeyi, iflastan kurtulmak için siyasete atılan, Baba sayesinde borçlu olduğu devlet bankasından sorumlu bakan olup, şirketlerinin ödeyemediği borçlarını bir çırpıda halleden Çağlar'ın hayatında da gözlemleyebiliriz... denilmektedir. Yazının, davacı ile ilgili bölümü yukarıda yazılan alıntıdan ibaret olup; genelinde ise, ülkenin siyasal ve ekonomik yapısı eleştiri konusu yapılmaktadır. Mahkemece de; yazının, kamuoyunu aydınlatma görevinin yerine getirilmesi ve eleştiri amacı ile kaleme alındığı ve güncellik unsurunu taşıdığı benimsenmiş; ancak, ölçülülük unsurunun ve eleştiri sınırının aşıldığı belirtilerek hukuka aykırılığın varlığı kabul edilmiştir.
Yazı, bütünlüğü göz önünde tutulduğunda; genel siyasal ve ekonomik yapıya yönelik eleştiri niteliğindedir. Bu yapısal bozukluklara örnekleme bakımından davacının da ismi geçmektedir. Diğer yandan, davacı, siyasal kimliği de bulunan bir iş adamıdır. Bu bakımdan, kamusal ilgi söz konusudur. Siyaset adamlarının, davranış ve işlemlerinin topluma açık olmalarının bir gereği olarak eleştirilmesi ve bu eleştirinin sert olması, kamusal ilgi ve kamu yararının da bir gereğidir. Somut olayda, yazının bütünü değerlendirildiğinde; eleştiri dışında davacının kişilik haklarına saldırı söz konusu değildir. Konu ile ifade arasındaki düşünsel bağlılık da korunmuştur. Mahkemece, davanın reddi yerine, yetersiz ve yanılgılı gerekçeler ile kısmen kabulüne karar verilmiş bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
2- Kabule göre de; mahkemece takdir edilen vekalet ücretine, katma değer vergisi eklenerek hüküm kurulmuştur. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 21. maddesinde; bu tarifede yer alan ücretlere 3065 sayılı Yasa hükümleri gereği katma değer vergisi ayrıca ilave edilir. denilmekte ise de, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Yasası'nın 20/4. maddesinde, belli bir tarifeye göre fiyatı tespit edilen işler ile biletle tahsil edilen hallerde tarife ve bilet bedeli, katma değer vergisi dahil edilerek tespit olunur ve vergi müşteriye ayrıca intikal ettirilmez. hükmü ile Anayasa'nın 73. maddesinde belirtilen vergi, resim, harç ve benzeri yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. şeklindeki yasa maddelerinin bu düzenleniş biçimine karşın, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 21. maddesindeki düzenleme biçiminin yer almış bulunması, normlar arasında aykırılık yaratmıştır. Bu gibi durumlarda ve Yargılama Hukuku bakımından öncelikle göz önünde tutulacak hüküm, Anayasa kuralıdır. Yukarıda yazılı olan Anayasa kuralına dayanılarak çıkarılan 3065 sayılı Yasanın 20/4. maddesinde, yukarıda açıklandığı üzere, bu nitelikteki tarifelerde öngörülen miktarın içinde Katma Değer Vergisi'nin de bulunduğu, diğer bir ifade ile Katma Değer Vergisi'nin, tarifede belirlenen miktar içinde yer aldığı belirtilmiştir. Şu durumda, yasa hükmü gözetildiğinde, tarifedeki ücrete ayrıca Katma Değer Vergisi'nin eklenmemesi gerektiği kabul edilmek gerekir.
Mahkemenin yukarıda yazılı olan bu yasal düzenlemeleri gözetmeden, tarifede belirlenen ücrete ayrıca Katma Değer Vergisi eklenmesi biçiminde vardığı sonuç da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde gösterilen nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalılar vekili için takdir olunan 375.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy