(818 S. K. m. 49) (1086 S. K. m. 45)
Dava: Davacı Adalet Bakanlığı vekili Avukat tarafından, davalı Özcan vd. aleyhine 3/9/2002 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 24/12/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, yargı kararının uygulanmadığı iddiasıyla açılan davada ödenen tazminatın, buna neden olan davalılara rücu edilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalıların yargı kararını zamanında yerine getirmedikleri iddiası ile davacı idare aleyhine manevi tazminat davası açılmıştır. Bu davada verilen ilk karar uyarınca belirtilen manevi tazminatı davacı icra dosyasına yatırmışsa da, kararın daha sonra bozulduğu ve yargılamanın devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda öncelikle devam eden idari davanın sonucu beklenmeli, ondan sonra davalılarca idari davanın davacısına yapılan lojman tahsisinin kabul edilmeyişinin haklı bir nedeni bulunup bulunmadığı da incelenerek tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucu varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmelidir. Diğer taraftan eldeki bu davada davalıların yargı kararını uygulayıp uygulamadıkları hakkında bir değerlendirme yapılması da mümkün değildir. Zira bu husus devam etmekte olan İdare Mahkemesindeki davanın konusunu oluşturur ve yargı kararının uygulandığı kabul edilirse zaten davanın reddi sonucunu doğurur. Yerel mahkemece idare mahkemesinin kararı beklenmeden şimdiden bu yönde bir sonuca varılmış olmasıda doğru bulunmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; 20/10/2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy