(1086 S. K. m. 10)
Dava: Davacı Kamil vekili tarafından, davalı Hacı aleyhine 28/03/2001 gününde verilen dilekçe ile yedieminlik ücretinin tahsilinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin yetkisizliğine dair verilen 15/03/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, yedieminlik ücretinin ödettirilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davalının süresinde ve usulünce yaptığı yetki itirazı kabul edilerek, gerek davalının ikametgâhı mahkemesi olması gerek asıl icra takibinin Bursa'da yapılması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, yedieminlik ücretinin hüküm altına alınmasını istemiştir. Asıl icra takibi Bursa'da yapılmış olup, talimatla Şişli'de haciz işlemi yapılmış ve hacze konu mallar Şişli'de davacıya yediemin olarak teslim edilmiştir. Bu teslimle, hacze konu malların saklanmasına yönelik akdin kurulduğu sabit olduğuna göre, taraflar arasındaki akdin HUMK. nun 10. maddesine göre gerek sözleşmenin yapıldığı yerin, gerek sözleşmenin yerine getirileceği yerin Şişli olması nedeniyle; Şişli'nin bağlı olduğu il merkezindeki Ticaret Mahkemesi İstanbul Ticaret Mahkemesi olduğundan, davacının davasını yetkili mahkemede açtığının kabulü gerekir. Kaldı ki, haciz sırasında davalı vekilinin haczedilen malların yediemine teslimini istemiş olması ve mallarında bu yetkiye dayalı olarak icra memurunca davacıya teslimi ile de taraflar arasında eylemli olarak bir sözleşmenin yapıldığı sonucu doğmaktadır.
Yetkili mahkemeyi seçmek davacıya tanınmış bir haktır. Davacı seçim hakkını kullanmayarak yetkisiz bir mahkemede dava açarsa bu kez seçim hakkı davalıya geçer. Bu durumda davalı yetkili mahkemeyi belirler. Somut olayda davacı yetkili mahkemede dava açarak seçim hakkını kullanmış olduğuna ve yetkili mahkemeyi usulünce belirlemiş olduğuna göre artık davalının yetki itirazının kabulü ve seçim hakkının ona kullandırılması usul ve yasaya aykırı olup, mahkemece yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmek üzere ve varılacak sonuca göre hüküm kurmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 10.07.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy