(2709 S. K. m. 129) (818 S. K. m. 41, 47, 49) (657 S. K. m. 13) (1086 S. K. m. 7, 428)
Dava: Davacı Hasan T. vekili Avukat Bekir Keser tarafından, davalılar Sağlık Bakanlığı ve Kadir K. aleyhine 13/6/1996 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 8/10/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Dava dilekçesinde, davalı bakanlığa ait hastanede, diğer davalı tarafından yapılan ameliyat sonucunda sakat kalındığı ileri sürülmüştür. Bu anlatım biçimi bakımından, gerçek kişi davalının açıkça kişisel kusuruna dayanılmış değildir.
Yargı yolu sorunu öncelikle irdelenmelidir. Bu anlamda olmak üzere, Anayasa m.129/5 ve 657 sayılı Yasa m.13 hükümleri gereğince, kamu görevlilerinin görev sırasında verdikleri zarar nedeniyle, ancak bağlı bulundukları idareye karşı ve idari yargı yerinde dava açılabilir. Diğer yandan, gerçek kişi davalının, kamu görevlisi olduğu çekişmesizdir. Tazminat istemlerine konu olayın, kamu hizmetinin görüldüğü bir sırada ve hizmet ile ilgili bulunduğu da, tartışmasızdır. İdare'nin veya ajanlarının, hizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucu meydana gelen zararlardan dolayı, İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2/1-b maddesi gereğince İdare'ye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir.
Tüm bu açıklamalar karşısında, davalı idare hakkındaki dava dilekçesinin, yargı yolu bakımından görevsizlik nedeniyle reddi; gerçek kişi davalıya yönelik davanın ise husumet yokluğu nedeniyle reddi yerine, işin esasının çözümlenmesi doğru görülmemiştir.
Görev sorunu, açıkça veya hiç ileri sürülmese de doğrudan dikkate alınır. Mahkemece işin esasının incelenmesi, usul ve yasaya mutlak aykırılık oluşturmaktadır. ( HUMK. m.7, m.428/b.2 ). Kararın, bu nedenle ve temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre diğer yönlerinin incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 5.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy