(818 S. K. m. 41) (3065 S. K. m. 21)
Davacı D. Karadurakoğlu vekili Avukat Ü. Ekinci tarafından, davalı İçişleri Bakanlığı aleyhine 6/4/2001 ve 3/7/2002 gününde verilen dilekçeler ile trafik kazasından kaynaklanan tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/12/2002 günlü kararın Yargıtay' ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, haksız eylem nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davacı vekili için takdir edilen vekalet ücretine, katma değer vergisi eklenerek hüküm kurulmuştur, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 21. maddesinde; "bu tarifede yer alan ücretlere 3065 sayılı Yasa hükümleri gereği katma değer vergisi ayrıca ilave edilir". denilmekte ise de, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Yasası'nın 20/4. maddesinde, "belli bir tarifeye göre fiyatı tespit edilen işler ile biletle tahsil edilen hallerde tarife ve bilet bedeli, katma değer vergisi dahil edilerek tespit olunur ve vergi müşteriye ayrıca intikal ettirilmez." hükmü ile Anayasa'nın 73. maddesinde belirtilen "vergi, resim harç ve benzeri yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır." şeklindeki yasa maddelerinin bu düzenleniş biçimine karşın, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 21. maddesindeki düzenleme biçiminin yer almış bulunması, normlar arasında aykırılık yaratmıştır. Bu gibi durumlarda ve Yargılama Hukuku bakımından öncelikle göz önünde tutulacak hüküm. Anayasa kuralıdır. Yukarıda yazılı olan Anayasa kuralına dayanılarak çıkarılan 3065 sayılı yasanın 20/4. maddesinde, yukarıda açıklandığı üzere, bu nitelikteki tarifelerde öngörülen miktarın içinde Katma Değer Vergisi'nin de bulunduğu, diğer bir ifade ile Katma Değer Vergisi'nin, tarifede belirlenen miktar içinde yer aldığı belirtilmiştir. Şu durumda yasa hükmü gözetildiğinde, tarifedeki ücrete ayrıca Katma Değer Vergisi'nin eklenmemesi gerektiği kabul edilmek gerekir.
Mahkemenin yukarıda yazılı olan bu yasal düzenlemeleri gözetmeden tarifede belirlenen ücrete ayrıca Katma Değer Vergisi eklenmesi biçiminde vardığı sonuç usul ve yasaya aykırı olup karar bu nedenle bozulmalıdır.
3- Davacının temyiz itirazına gelince; davacı dava dilekçesinde istediği tazminata olay tarihinden faiz uygulanmasını istemiş, mahkemece hükmedilen tazminata olay tarihinden faiz yürütülmesine karar verilmiştir. Dava haksız eylemden kaynaklanmakta olup olay tarihinden faiz yürütülmesi doğrudur. Ne var ki, davacı vekili temyiz dilekçesinde daimi iş göremezlik tazminatına, davacının emekli olduğu 21/12/2000 tarihinden faiz uygulanmasını istemiştir. Olay tarihi 6/7/1997 olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği ve iş göremezlik tazminatına faiz uygulanmasını istediği tarih daha sonraki bir tarihtir. Davacı vekilinin bu beyanı davadan (faiz isteminden) kısmen feragatı içermektedir. Davanın her aşamasında davadan kısmen feragat olanaklıdır. Bu nedenle bu feragat hakkında bir karar verilmek üzere karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) ve (3) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; davalının öteki temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/9/2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy