(1086 S. K. m. 437)
Dava: Davacı Emine Çetin ve diğerleri vekili Avukat Zeki Kartal tarafından, davalı Mehmet Çetin aleyhine 8.1.2003 gününde verilen dilekçe ile hileli işlemin iptalinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 27.3.2003 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 9.3.2004 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı asil Mehmet Çetin geldi, karşı taraftan davacılar adına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, hile nedeniyle davacılar vekili tarafından davalıya yapılan satış işleminin iptali istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden davacıların murisi adına kayıtlı bulunan ticari minibüsü davalıya satması için dava dışı Medeni'nin 13.9.2001 tarihinde minibüsü davalıya noterden satmış olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı, epilepsi hastası ve cahil olduğunu belirterek davalının "minibüsü adınıza naklettireceğim" diye kendisini kandırıp notere götürdüğünü ve 11.1.2001 tarihli vekaleti düzenlettirdiğini, noterde davalıya direkt satış yapma olanağı varken davalıya satması için Medeni'yi vekil tayin etmesinin anlamsız olduğunu ve hileyi gösterdiğini ileri sürmüştür.
Dinlenen davacı tanıkları dava ile davacı Emine'nin babası arasındaki konuşmayı ve davalı ile Emine'nin notere minibüsü davacı adına nakletmek için gittikleri hakkında anlatımda bulunmuşlardır.
Dosyadaki bilgi, belge ve anlatımlar incelenip değerlendirildiğinde; iddia edildiği gibi davalının davacıyı notere götürdüğü (11.1.2001 tarihinde) açık olmadığı gibi, 11.1.2001 tarihli vekaletnamede parmak izi yerine imza kullanması nedeniyle davacı Emine'nin okur yazar olduğu ve imzaladığı bu belgenin Medeni isimli kişiyi vekil tayin eden bir belge olduğunu rahatlıkla anlayabileceği, resmi bir yer olan noterlikte düzenlenen resmi belgelerle yazılanların aksinin ileri sürülerek geçersizliğinin ve hile iddiasının kanıtlanamadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Şu durum karşısında davanın reddedilmesi gerekirken mahkemece soyut gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13.04.2004 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy