(2004 S. K. m. 72)
Dava: Davacı T. İş Bankası A.Ş. vekili Avukat S. Günay tarafından, davalı M. Demir aleyhine 26/7/2002 gününde verilen dilekçe ile icra takibi borçlusuna borçlu bulunmadığının tespitinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin reddine dair verilen 21/11/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, kendisine tebliğ edilen birinci haciz ihbarnamesine süresinde cevap verdiğini ancak, cevap dilekçesine sehven başka bir icra müdürlüğünün adını yazdığını ve borçlu hesabında bulunan parayı icra dosyasına yatırdığı halde ikinci haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiğini ileri sürerek takip borçlusuna borcu bulunmadığının tespit edilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı ise, ilk oturumdan önce verdiği davaya cevap dilekçesinde, davacı tarafından birinci haciz ihbarnamesine itiraz edilmediğinden ikinci haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, itiraz dilekçesinin başka bir dosyaya gönderilmesindeki kusurun davacıya ait olduğunu, borçlu hesabındaki paranın dosyaya gönderilmesi üzerine ihbarnameden doğan haklarından feragat ettiğini belirterek konusuz kalan davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, konusu kalmayan davanın reddine, davacının yaptığı yargılama giderleri ile davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinin dava açılmasına yol açan davalıdan alınmasına karar verilmiştir. Kararı davalı temyiz etmiştir.
Dosya içeriğine göre; davalının alacaklı bulunduğu dava dışı 3. kişi hakkında icra takibinde bulunduğu, davacıya birinci haciz ihbarnamesi gönderildiği, davacının birinci haciz ihbarnamesine verdiği cevabı takibin yapıldığı icra dairesi yerine başka bir icra dairesine göndermesi nedeniyle ikinci haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği, davacı tarafından borçlu üçüncü kişinin hesabında bulunan 252.924.153 liranın davacı tarafından icra dosyasına yatırılması üzerine davalı alacaklının haciz ihbarnamelerinden doğan haklarından feragat ettiği anlaşılmaktadır.
Davalının gönderdiği birinci haciz ihbarnamesine davacı süresinde itiraz etmediğinden ve itiraz dilekçesini kendi özensizliği nedeniyle başka bir icra dosyasına gönderdiğinden, birinci haciz ihbarnamesine verdiği cevap bu davada hukuki sonuç doğurmaz. Birinci haciz ihbarnamesine süresinde itiraz edilmemesi üzerine ikinci haciz ihbarnamesi gönderen ve açılan davayı ilk oturumdan önce kabul etmiş bulunan davalı, aleyhine dava açılmasına yol açmadığı gibi ilk oturumdan önce davayı kabul ettiğinden yargılama giderleri ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücreti ile sorumlu tutulamaz. Yerel mahkemece anılan yönler gözetilmeyerek davalının yargılama giderleri ile avukatlık parasından sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın isteki halinde geri verilmesine 13.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy