(818 S. K. m. 41, 47)
Dava: Davacı Selahattin E. vekili Avukat Ş. Güneş tarafından, davalı Selahattin K. ve ismi tespit edilemeyen sigorta şirketi aleyhine 22.12.2000 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı ve yaralanma nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.4.2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan S. Karadayı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının temyizine gelince;
a) Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı ve yaralanma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece manevi tazminat istemi ispatlanamadığından reddedilmiş, maddi tazminat istemi kabul edilmiştir. Karar davacı ve davalılardan S. Karadayı tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanununun 47. maddesinde hakimin özel durumları dikkate alınarak bedensel bütünlüğü zarara uğrayan kimseye manevi zararın karşılığı uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilebileceği düzenlenmiştir. Davacının olay nedeniyle sol temporalde 2 adet 3 cm. kesi, işgücüne engel olmayacak 7 gün içinde iyileşecek şekilde yaralandığı dosyadaki Balıkesir Devlet Hastanesinden verilen doktor raporu ile sabittir. Bu şekilde bir yaralanma nedeniyle davacının acı ve elem çektiği, manevi olarak zarara uğradığı, zararının dosyadaki bilgi ve belgelerle ispatlandığı ve BK.nun 47. maddesinin koşullarının oluştuğu görülmektedir. Mahkemenin somut olayın varlığını ve mevcut yasal düzenlemeyi gözetmeden yazılı biçimde karar vermesi anılan yasal düzenlemeye aykırıdır. Şu durumda mahkemece uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken anılan yönler gözetilmeksizin davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
b) Mahkemece davacının 410.000.000 lira maddi tazminatı kabul edilerek davacı yararına 41.000.000 lira vekalet ücretine hükmedilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/son maddesi uyarınca vekalet ücreti tarifenin ikinci kısmının 2. bölümüne göre tespit edilen ücretin 1/2'sinden az olamaz. Şu durumda davacı için tarifenin 2. kısmının 2. bölümünde belirtilen 175.000.000 liranın yarısı olan 87.500.000 liradan az vekalet ücretine hükmedilemez. Anılan yönün gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 2 nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA davalının temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy