(818 S. K. m. 60) (4616 S. K. m. 1) (765 S. K. m. 102)
Davacı Y.U. tarafından, davalı A.D. aleyhine 15/2/2002 gününde verilen dilekçe ile hakaret nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; zamanaşımı nedeniyle davanın reddine dair verilen 14/5/2003 günlü kararın Yargıtay' ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
I-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre 2312/1995 günlü hakaret olayı ile ilgili karara yönelik yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle hükmün bu bölümünün onanması gerekmiştir.
2-Duruşma sırasında yapılan hakaretle ilgili karara yönelik temyiz itirazına gelince; Dava, haksız eylemden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, zamanaşımı yönünden dava reddedilmiştir.
Dava konusu olayla ilgili olarak açılan ceza davası 22/12/2000 gününde 4616 sayılı Yasa hükümleri uyarınca ertelenmiştir. Eldeki bu dava ise 15/212002 tarihinde açılmıştır. Ceza davasında suç tarihi olarak 1996 ve 1997 yılları gösterilmiştir.
Kural olarak, haksız eylem nedeniyle açılacak tazminat davaları bir yıllık zamanaşımına tabidir. Ancak, dava konusu eylem suç oluşturması nedeniyle beş yıllık ceza zamanaşımına tabidir. (BK 60. m.) Ne var ki, davalı hakkında açılan ceza davası kesin bir sonuca bağlanmamış ve 4616 sayılı Yasa uyarınca ertelenmiştir. Şu durumda ceza davasının sonuçlandığından söz edilemez. Bu erteleme süresi, Ceza Yasası' nın 102. maddesinde öngörülen kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına ilişkin süre sonuna kadar uzamaktadır. Diğer bir anlatımla anılan yasa kapsamında bulunan ve suç oluşturan bir haksız eylemin anılan yasa hükümlerine göre kamu davasının ertelenmesi durumunda zamanaşımı süresi, kamu davasının zamanaşımı süresi kadar uzaması gerekmektedir. Bu husus, genel bir zamanaşımı ilkesi ve sonucu olmayıp, anılan 4616 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemenin bir sonucudur.
Açıklanan olgular ve yasal düzenleme itibariyle davanın bu bölümü için zamanaşımına uğradığından söz edilemez. Davanın esasının incelenmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, 23/2/1995 günlü hakaret olayı ile ilgili temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddi ile hükmün bu bölümünün ONANMASINA; 15/9/2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy