(2004 S. K. m. 89)
Dava: Davacı Milli Eğitim Bakanlığı vekili Avukat Şadi Sırgüven tarafından, davalı Terroco Yapı Malzemeleri San. Tic. A.Ş. aleyhine 5.4.2002 gününde verilen dilekçe ile İİK 89. maddesince ödenen haciz ihbarnamesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda;
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 12.11.2002 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 22.3.2004 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı şirket vekili Avukat Hasan Özköse geldi, karşı taraftan davacı adına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi.
Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Öteki temyiz itirazına gelince;
Dava İİK.nun 89. maddesince gönderilen haciz ihbarnameleri nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı yanca temyiz edilmiştir.
Davanın devamı sırasında İcra Tetkik Merciince 1. haciz ihbarnamesinin tebliği usulsüz olması nedeniyle 1. haciz ihbarnamesine yapılan itirazın süresinde olduğuna, bu nedenle 2. haciz ihbarnamesinin iptaline karar verilmiştir. Böylece eldeki davanın konusu kalmamıştır. Şu durumda yerel mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Ancak davacı 1. haciz ihbarnamesine süresinde itiraz edilmesine rağmen 2. haciz ihbarnamesi gönderilmesi nedeniyle bu davayı açtığı için yargılama giderinden davalının sorumlu tutulması doğrudur.
Yerel mahkemece karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda ( 2 ) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının ( 1 ) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davalı vekili için takdir olunan 375.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy