(818 S. K. m. 41) (2004 S. K. m. 30) (1086 S. K. m. 21)
Dava: Davacı Maliye Hazinesi vekili tarafından, davalı Osman aleyhine 13/3/2002 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde yetkili ve görevli Samsun Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair verilen 11/4/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, hazineye ait tapulu yere el atarak yapı yapan dava dışı 3. kişinin el atmasının önlenmesine ve yapının yıkımına ilişkin mahkeme kararının yerine getirilmesi amacıyla yapılan icra takibinde fazla alınan yıkım parasının, yıkım bedelini fazla hesaplayan icra müdür yardımcısı ile parayı alıp yıkımı gerçekleştiren davalıdan alınması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, yıkımı gerçekleştiren davalı Osman'ın ikametgâhının Samsun olması nedeni ile yetkisizlik kararı verilmiştir. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı hazine; davalıların hukuka aykırı eylemleri nedeni ile zarar gördüğünü belirterek bu miktarın hüküm altına alınmasını istemiştir. Olay mahkemece yıkımına karar verilen bir binanın icra yolu ile yıktırılmasına ilişkindir. Aleyhine hüküm kurulan tarafından binanın yıkımı yoluna gidilmeyince İİK'nun 30. maddesi gereğince ücreti borçludan alınmak suretiyle yıkım yoluna gidilmiştir. İcrada belirtilen yıkım bedelinin fazla olduğu borçlu tarafından iddia edilerek açılan davada yıkım bedelinin daha düşük belirlenmesi üzerine, davacı eldeki iş bu dava ile davalı icra memuru ve yıkım işini üstlenen diğer davalının ücret tespitinde özensiz ve kusurlu bulunduğu belirtilmiştir. Şu hali ile eylem haksız fiildir.
Haksız eyleme ilişkin davalarda davacı genel hükümlere göre davasını davalının ikametgâhında açabileceği gibi, HUMK'nun 21. maddesi uyarınca haksız eylemin meydana geldiği yer mahkemesinde de açabilir. Başka bir ifade ile bu konudaki seçimlik hakkı davacıya aittir. Davacı seçimlik hakkını kullanarak davayı haksız eylemin meydana geldiği yer mahkemesinde açmıştır. Mahkemece davaya bakılmak gerekirken, yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, 17.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy