(765 S. K. m. 339)
Dava: Davacı T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü vekili Avukat Zafer Cengiz tarafından, davalılar Mehmet Atilla A. ve diğerleri aleyhine 23/10/1998 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılar Süleyman P., Faysal T., Şahin K. ve Şaban E. hakkındaki davanın reddine, öteki davalılar hakkındaki davanın kabulüne dair verilen 23/10/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava sahte reçeteler ile davacıdan haksız ilaç bedeli tahsili nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece bir kısım davalılar hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davacı yanca temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan Faysal T. ve Şahin K. tarafından düzenlenen sahte reçetelerin davalı Şaban E. tarafından Seher Eczanesinin sahipleri olan davalılar Murat E., Süleyman P. ve Behçet P.'a satıldığını, davalı Mehmet Atilla A.'un da eczanenin sorumlu müdürü olduğunu ve bu sahte reçetelerle davacı kurumdan para tahsil edildiğini belirterek zarardan tüm davalıların müştereken müteselsilen sorumlu tutulmasını istemiştir.
Yerel mahkemece paranın davalılardan Murat E., Atilla A. ve Behçet P. tarafından tahsil edildiği belirtilerek bu davalıların sorumluluğu yönünde hüküm kurulmuş, diğer davalılar ise olayın oluşumunda etkili eylemleri olduğu kabul edilmekle beraber bu kişilerin parayı tahsil etmedikleri yönündeki bilirkişi kurulu raporu esas alınarak hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa olay birbirini izleyen zincirleme olaylar bütünüdür. Bu nedenle her davalının eylemiyle oluşan zincir halkasında katkısı vardır. Ayrıca dava konusu olayla ilgili olarak davalıların resmi evrakta sahtekârlık ve dolandırıcılık suçlarından ceza mahkemesinde yargılandıkları anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi kurulu raporunda tüm davalıların olaylar zincirindeki etkileri olduğu kabul edilmesine rağmen, davalıların yargılandığı ceza dosyası da getirtilip incelenmeden bir kısım davalılar hakkındaki davanın reddedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 12.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy