(818 S. K. m. 41, 43)
Davacı Hazine vekili Avukat N. Kozbek tarafından, davalı H. Temur vd. aleyhine 11.1.2002 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapllan yargılama sonunda; Mahkemece davamn kısmen kabulüne dair verilen 8.10.2002 günlü karann Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davalılardan M. Bayhan Uzun duruşmasız olarakda davalı H. Temur vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 16.9.2003 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı asil M. Bayhan Uzun ile, karşı taraftan davacı vekili Avukat İ. Perran Kural geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı karutlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, hastanede temizlik vs. işleri gören şirkete davalılar tarafından haksız olarak yapılan ödemenin sonradan iadesi üzerine uğrarulan faiz zararının giderilmesi istemine ilişkindir. Hastanede tahakkuk memuru bulunmadığı nedeniyle hastane müdür yardımcısı olan davalının 19.12.1994 tarihinde döner sermaye saymanlığı tahakkuk memuru olarak görevlendirildiği anlaşılmaktadır. Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 16.5.1994 tarihli yazısında, 13.6.1994 tarih ve 554 sayılı genelge uyarınca, baş tabip yardımcısı yoksa hastane müdürünün veya bu görevi vekaleten (tedviren) yürütenlerin tahakkuk memuru olabilecekleri açıklanmıştır. Genelgede baş tabip yardımcısı varsa hastane müdürüne veya vekiline tahakkuk memurluğu görevi verilerneyeceği öngörüldüğüne göre, davalının tahakkuk memuru olarak görevlendirilmesinin somut olaydaki hukuka aykırı ödemeyi hukuka uygun hale getirmediği ve sorumluluğu kaldırmadığı, ancak BK. nun 43. maddesi uyarınca takdir olunacak uygun bir oranda indirim yapılmasını gerektirdiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Şu durum karşısında BK.nun 43. maddesi gereğince belirlenecek uygun bir oranda indirim yapılarak davalıların sorumluluklarına karar verilmesi gerekirken, mahkemece faiz zararının tümüyle davalıların sorumlu tutulması bozmayı gerektirmistir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA diğer temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy