(3213 S. K. m. 1, 2)
Dava: Davacı Ankara İl Özel İdare Müdürlüğü vekili Avukat M. Ali Kaya tarafından, davalı Na-Sa Madencilik Tic. Ltd. Şti. aleyhine 6.6.2002 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 3.4.2003 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Dava: Dava alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Ankara İl Özel İdare Müdürlüğü vekili, davalı şirketin müvekkili İdareye başvurarak 24.3.1998 tarihinden geçerli olmak üzere 5 yıllık alçıtaşı ocağı işletme ruhsatı aldığını ve davalının 24.3.1998 tarihli taahhütname ile her yıl için ayrı ayrı olmak üzere rüsum bedellerini ödemeyi taahhüt ettiğini davalının ihtara rağmen 2002 yılı rüsum bedeli ile ruhsat harcı toplamı 12.723.170.000 lirayı ödemediğini belirterek alacağın tahsilini istemiştir.Davalı vekili, Bakanlar Kurulu kararıyla alçıtaşı işletme hakkının Maden Kanunu kapsamına alındığını, bununun üzerine müvekkilinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na başvurarak 25.3.2002 tarihinden başlayarak 10 yıl süreyle alçıtaşı işletme ruhsatı aldığını, Maden Kanunu hükümlerine göre de yapılacak üretim nedeniyle işletme yıllık brüt karının %10'unun devlet hakkı olarak ödendiğini, bu durumda davacı idareye taş ocağı harç ve rüsumu ödeme sorumluluğunun ortadan kalktığını davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Dosyada bulanan belgelerden, davalı şirketin davacı idareye başvurarak 24.3.1998 tarihinden geçerli olmak üzere 5 yıl süreyle alçıtaşı işletme ruhsatı aldığı ve aynı tarihli taahhütname ile her yıl için belirlenen ruhsat harcı ve rüsum bedelini ödemeyi taahhüt ettiği, 29.12.1999 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 99/13692 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile sanayi hammaddesi olan alçıtaşının maden ruhsatına tabi madde olarak, Taşocakları Nizamnamesi'ne göre doğmuş haklar saklı kalmak şartıyla 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamına alındığı anlaşılmaktadır.Davalı, davacı idare ile yapmış olduğu sözleşmeyle kendisine tanınan 5 yıllık süre dolmadığı halde, yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına başvurarak Maden Kanunu kapsamında alçıtaşı ocağı işletme ruhsatı almış ve işletme yıllık brüt karının %10'unu devlet hakkı olarak ödemeyi kabul etmiştir. 29.12.1999 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 99/13682 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nda ... Taşocakları Nizamnamesi'ne göre doğmuş hakların saklı kalacağı hükmü bulunmaktadır. Buradaki hükmün ruhsat sahibi kişileri koruduğu, dolayısıyla somut olayda da davalıyı koruduğunun kabulü gerekir. Davalı, Bakanlar Kurulu Kararı'nın getirdiği düzenlemeye dayanarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na başvurup, Maden Kanunu hükümlerine göre yıllık brüt gelirinin %10'unu devlete ödemeyi taahhüt ettiğine göre davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23.12.2003 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY :
Davalı ruhsatla alçı taşı çıkarma işini yapan şirket konumundadır. Bu amaçla davalıdan 24.3.1998 tarihinde geçerli olmak üzere beş yıllık işletme ruhsatı almıştır. Yine aynı tarihi taşıyan yükümlenme belgesi ile de, her yıl için belirlenen ruhsat harcı ve rusüm bedelini ödemeyi de kabul etmiştir. Ruhsatın süresi gözetildiğinde 24.3.2003 yılında sona ermesi gerekmektedir. Ne var ki henüz bu süre dolmadan, 29.12.1999 tarihinde yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile, alçı taşı da Maden Yasası kapsamına alınmıştır. Ancak aynı Bakanlar Kurulu Kararında, Taşocakları Nizamnamesine göre doğmuş hakların saklı kalacağı da hükme bağlanmıştır.İşte konu ile ilgili yasal düzenleme bu konumda iken davalı Bakanlar Kurulu Kararı üzerine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına başvurmuş ve getirilen düzenleme uyarınca, Maden Yasasındaki hüküm uyarınca, brüt karının %10 'nu bakanlığa ödemeyi kabul etmiş ve davacının, 24.3.1998 tarihli ruhsatla öngördüğü beş yıllık alacağından, dört yıllığını ödemiş, son bir yılın borcunu ise, Bakanlığa ödediğinden bahisle ödemekten kaçınmıştır. İşte davacı da bu nedenle alacak davası açmıştır.Mahkemece davacının istemi kabul edilmiştir. Dairece, olay aynen anlatılmış, ancak, Bakanlar Kurulu Kararında yer alan ve daha önce doğmuş hakların saklı tutulması kuralının ruhsat sahibini korumaya yönelik bulunduğu bu nedenle davanın reddedilmesi gerektiği gerekçesi ile kararı bozmuştur. Yukarıda da açıklandığı üzere, davalının yeri işletme hakkı davacının verdiği ruhsata dayanmaktadır. Bu ruhsat süresi beş yıldır. Henüz bu süre dolmadan ruhsatı verme hak ve yetkisi başka bir kuruma verilmiş, ancak önceki ruhsatlarda doğan hakların da saklı olduğuna işaret edilmiştir. Zaten aksi de düşünülemezdi. Bu durumda, davalıdan beş yıl süre alacaklı olan ruhsatı veren davacıdır. Davalı, ruhsatı bu kurallar uyarınca almıştır. Sonradan Bakanlıktan aldığı izin davacı tarafından verilen ruhsat süresinden sonra başlar. Bozma ilamında ifade edildiği üzere, kazanılmış hakların saklı tutulmasının sanki sadece ruhsat sahibi için öngörüldüğünü belirtmesi doğru bir değerlendirme olarak kabul edilemez. Bu kural iki taraf içinde geçerli ve bağlayıcıdır. Bu nedenle bozma kararına katılamıyorum. Kararın onanması gerektiği düşüncesindeyim.
Full & Egal Universal Law Academy