(818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı Faruk Erzengin vekili Avukat İsmet Yılmaz tarafından, davalı Yeni Şafak Gazetesi sahibi Diyalog Ltd. Şti. ve diğerleri aleyhine 9.8.2002 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 20.4.2004 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davalı Diyalog Gazetesi Ltd. Şti. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 5.7.2005 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı şirket vekili AVukat Mustafa Kemal Dursun ile karşı taraftan davacı vekili Avukat Şaban Gürbüz geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı Yeni Şafak Gazetesinin 21.6.2002, 29.06.2002 , 30.6.2002, 2.7.2002 ve 3.7.2002 tarihli sayılarındaki yayınlarda kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuş, yerel mahkemece her bir yayın nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davaya konu yayınlarda yer alan olay dosyadaki bilgi ve belgelere göre; İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde tedavi gören dava dışı şahsın Sağlık karnesi için, kılık kıyafet yönetmeliğine uygun olarak çekilmiş başı açık resminin istendiği, Sağlık Bakanlığınca fotoğrafın tanınabilir nitelikte olmasının yeterli kabul edildiği halde, bu şekilde bir uygulamanın basın tarafından duyularak haber yapıldığı anlaşılmaktadır. Yayınlarda davacının şahsını hedef alan ifadeler yer almamış, uygulama eleştirilmiştir. Bu haliyle dava konusu yayınlarda matufiyet unsurunun gerçekleşmediği gözetilerek davanın reddedilmesi gerekirken yukarıda açıklanan şekilde kısmi kabul kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davalı şirket yararına takdir olunan 400,00 YTL. duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 5.7.2005 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalıların sahibi, sorumlu yazı işleri müdürü ve muhabiri oldukları Yeni Şafak Gazetesinin 21.6.2002, 29.06.2002 , 30.6.2002, 2.7.2002 ve 3.7.2002 tarihli sayılarındaki yazılarda, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı olan davacının, dava dışı bir hastaya başörtülü olması nedeniyle farklı davrandığı, tedavisinin yapılmasına engel olduğu kastedilerek Cinayete suç duyurusu, uygulama insanlık dışı, cinayete inceleme, öldürücü genelge için mahkemeye gidiliyor başlıklı yazılarda davacının resmine de yer verilerek kamuoyuna hastanın ölümüne davacının neden olduğu imajı verilmiştir. Oysa ileri derecede endometrium kanseri olan, hastanenin hemodiyaliz malzeme ücretinin kurumdan ödenmesi için, hastanın duraksamaya yol açmayacak biçimde tanınmasını sağlayacak görünümde olan bir fotoğrafı istenmiştir. Tabibler Odası ve Bakanlığın genelgeleri de bu yoldadır. Davacı hastaya karşı özel bir uygulamada bulunmuş değildir. Devletçe ilaç parasının ödenmesi için kişinin tanınmasını sağlayacak bir resmi istenmiştir. Davalı gazete bunu bahane ederek, konuyu başörtüsü konusu olarak kamuoyuna sunmuştur. Dava konusu yazılarla, davacı toplumun belli bir kesimine hedef olarak gösterilmiştir. Yazılarda davacının resmi de kullanılmış olduğuna göre saldırı, (davacının yöneticisi olduğu Tıp Fakültesiyle birlikte) davacının şahsına yöneliktir. Davacı yönünden matufiyet unsuru bulunmaktadır.
Bu nedenlerle, davacı ile ilgili kararın onamması gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum. 5.7.2005
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerektiği düşüncesindeyim. 5.7.2005(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy