(818 S. K. m. 44, 49) (2709 S. K. m. 123)
Dava: Davacı Ali Osman Akceylan tarafından, davalı Adem Esen aleyhine 14.5.2003 gününde verilen dilekçe ile yargı kararının uygulanmaması nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın idari mahiyette olması nedeni ile dava dilekçesinin reddine dair verilen 10.6.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, belediye başkanı olan davalının atama kararının iptaline ilişkin yargı kararını uygulamaması nedeniyle manevi tazminat istemiştir. Mahkemece davanın idari mahiyette olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiş ve kararı davacı temyiz etmiştir.
Dava dilekçesinin başlık ve içeriği ile daha sonra verilen 6.9.2003 tarihli dilekçe içeriklerinden davanın gerçek kişi belediye başkanının şahsına karşı açıldığı anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinin sonuç bölümünde, ifade yanılgısı ile davalı idareden kelimelerinin kullanılmış olması sonuca etkili olmayıp belediye idaresinin dava edildiğini göstermez. Davacı, belediye başkanının eylemin suç teşkil ettiğini iddia ederek onun kişisel kusuruna dayanmıştır. Bu haliyle de davanın gerçek kişiye yöneltildiği açıktır. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin kişisel kusurlarına dayanılarak açılan davalar Anayasa'nın 129/5 maddesi kapsamı içinde düşünülemez. Somut olayda davacı, davalıların kişisel kusuruna dayanmıştır. O halde mahkemece işin esası incelenmeli, davalının kişisel kusuru olup olmadığı araştırılarak varılacak sonuca göre karar vermek gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28.4.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy