(818 S. K. m. 49, 53)
Dava: Davacı Kemal Bebek vekili Avukat Yavuz Karaçavuş tarafından, davalı Mehmet Ercivan aleyhine 19.9.2003 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet sonucu kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kısmen kabulüne dair verilen 29.4.2004 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, davalının haksız yere şikayette bulunması nedeniyle kişilik haklarının zarar gördüğünü belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı ise, davacı hakkında ileri sürdüğü iddiaları belgelendiremediğini, geçmişte belediye başkanı olması nedeniyle fark ettiği yanlışlıkları sorumlu bir vatandaş olarak ilgili makama bildirdiğini, harcamaların hayatın olağan akışına uygun olmadığını belirterek açıklanmasını istediğini, davacı hakkında düzenlenen ön inceleme raporunda soruşturma izni verilmesi önerildiğini ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, daha önce belediye başkanlığı yapmış olan davalının bir şenlik organizasyonunda yapılabilecek harcamaları ve yöntemini bilebilecek durumda olduğu, dilekçede kullanılan üslup ve ceza mahkemesinde yargılaması nedeniyle küçük bir belde belediye başkanı olan davacının manevi zarar gördüğü benimsenerek istemin bir bölümü hüküm altına alınmıştır.
Dosya arasında bulunan bilgi ve belgelerden, aynı olay nedeniyle, iftira suçundan cezalandırılması amacıyla davalı hakkında açılmış bir ceza davası bulunduğu anlaşılmaktadır.
Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince hukuk hakimi ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de maddi olguların belirlenmesine ilişkin ceza mahkemesi kararı eldeki davanın sonucunu etkileyebilir. Somut olayın özelliği gereği ilgili ceza davasının sonucu beklenilmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yönlerin gözetilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma biçimine göre öteki yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 21.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy