(818 S. K. m. 50, 51, 141, 147) (765 S. K. m. 464/1, 467)
Dava: Davacı Zekiye Bolat ve diğerleri vekili Avukat Cahit Ovayolu tarafından, davalı Cuma Kaplan ve diğerleri aleyhine 9.5.2003 gününde verilen dilekçe ile adam öldürmeden doğan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat talebinin aynen, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne dair verilen 14.5.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili Avukat Özgür Yılmaz tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı Cuma Kaplan' ın temyiz itirazları ret edilerek, kararın ona ilişkin bölümünün onanması gerekir.
2-Davalılardan Aziz Oktay Demiral ile Yıldırım Ö.' ün temyiz itirazlarına gelince;
Dava, adam öldürme nedeni ile tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat isteminin aynen, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davalılardan dayanışmalı olarak tahsiline karar verilmiştir. Kararı davalılar temyiz etmişlerdir.
Somut olayda uyuşmazlık, müteselsil ( zincirleme olarak ) sorumlulukla ilgilidir. Bu kurum, Borçlar Yasasının 141-147. maddelerinde düzenlenmiştir. Yasalarda terim olarak teselsül ya da müteselsil sorumluluk biçiminde yer alan sözcükler, "tam teselsül" anlamındadır. Anılan yolla borçlu olanlar, zararın tamamından sorumludur. Zarar gören ( alacaklı ) dilediği borçluya başvurabilme hakkına sahiptir.
Hukukumuzda bu tür sorumluluk, Borçlar Yasasının 50, 51, 179, 302, 534; Türk Ticaret Yasasının 178, 256, 336, 485/2; Medeni Yasanın 412/2, 582; 506 Sayılı Yasanın 26; Basın Yasasının 17; Kat Mülkiyeti Yasasının 181 ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Yasasının 88 ve 89. maddelerinde olduğu gibi tek tek belirlenmiştir. Zincirlemenin doğal sonucu olarak sorumlulardan birinden icra ya da dava yoluyla paranın istenmesi öteki sorumluya karşı zamanaşımını keser ( BK 134 )
Dosyada bulunan Gaziantep 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/166 Esas sayılı kararına göre davalılar Aziz Oktay Demiral ile Yıldırım Ö.'ün ölene kavgada el uzatmaktan dolayı Türk Ceza Yasasının 464. maddesiyle cezalandırılmış olmalarına rağmen mahkemece adı geçenler açısından müteselsil sorumluluğun varlığı kabul edilip bu esasa göre ödetme kararı verilmiştir. Oysa, yasa hükmü kavgada el uzatılmasını, öldürme ve yaralama eylemine iştirak veya Türk Ceza Yasasının 65. maddesi anlamında müzaheret olarak benimsememiştir. Bu bakımdan kavgaya el uzatanı ölümden veya yaralamadan doğan zarardan teselsül kuralları uyarınca Borçlar Yasasının 50 ve 51. maddelerindeki esaslara göre müteselsil olarak sorumlu tutmaya olanak yoktur. Ancak Türk Ceza Yasasının 464/1. maddesi gereğince cezalandırılan, kendi eyleminden dolayı Türk Ceza Yasasının 467. maddesi gereğince sorumlu tutulabilir.
Ceza dosyası temyiz edilmiş olup henüz kesinleşmemiştir.Mahkemece ceza dosyası getirtilerek incelenmeli, gerçekten davalıların kavgada ölene el uzatmaktan dolayı mahkumiyetlerinin kesinleşmesi durumunda desteğin ölümünden dolayı açıklanan nedenlerle maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmamaları gerekir. Anılan yönler gözetilmeksizin adı geçen davalıların eksik inceleme sonucu zarardan müteselsil olarak sorumlu tutulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenle davalı Cuma Kaplan'a ilişkin bölümün ONANMASINA, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenle davalılardan Aziz Oktay Demiral ile Yıldırım Ö.'e ilişkin bölümün BOZULMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalılardan Cuma Kaplan'a yükletilmesine, peşin alınan harcın bundan mahsubuna, diğer davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy