(3213 S. K. m. 46)
Davacı Maliye Hazinesi vekili Avukat S. Yücel tarafından, davalı Ö. Sunim ve Tabii Mermer Sanayi ve Ticaret AŞ. aleyhine 7.9.2000 tarihinde verilen dilekçe ile Hazine adına tapulu yerden taş çıkartılması sonucu uğranılan zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece istemin kabulüne dair verilen 3.5.2004 tarihli kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak tetkiki davalı vekili tarafından süresi içerisinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 9.11.2004 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat M. A. Kayaçetin ile karşı taraftan davacı hazine vekili Avukat K. Altay geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuna uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Sair temyiz itirazına gelince; dava, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerden taş malzemesi alınması sebebiyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Mahkemece verilen ilk karar Dairemizce; 3213 sayılı Maden Yasası'nın 46. maddesinin 1. fıkrasında maden arama dönemi içinde arama sahası özel mülkiyete konu gayrimenkul üzerinde kullanma amacına münhasır olmak üzere belirli süreler için madenci, Bakanlığa müracaat ile irtifak ve/veya intifa hakkı tesisi isteyebilir. 2. fıkrasında ise irtifak ve/veya intifa hakkı karşılığı, Kamulaştırma Kanunu'na uygun olarak seçilecek bilirkişiler tarafından tesbit edilir hükümleri konulmuştur. Bu kanuni düzenlemeye göre, maden işleticisinin özel mülkiyete konu olan bu yer üzerinde bedelini ödemek suretiyle irtifak hakkı kurması gerekmektedir. Davalı yan, bu gerekliliğe uymadığına göre, bu hususun ve bu bağlamda bedelin belirlenerek hüküm altına alınması gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ve davacının istemi doğrultusunda çıkartılan taş bedeline hükmedilmiştir.
Yerel mahkemece bozmaya uyulduğuna göre bozma kararında belirtilen şekilde karar verilmeli, bu bağlamda, Maden Yasası'nın 46. maddesinde öngörüldüğü şekilde irtifak ve/veya intifa hakkı karşılığına, sair bir anlatımla kullanım bedeline hükmedilmelidir. Açıklanan yönler gözetilmeden, çıkartılan malzemenin bedeline hükmedilmiş olması usul ve kanuna uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Temyiz edilen kararın yukarda 2 no.lu bentte gösterilen sebeplerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen sebeplerle reddine ve temyiz eden davalı vekili için takdir edilen 375.000.000 TL. duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istem halinde geri verilmesine 09.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy