(2004 S. K. m. 72) (743 S. K. m. 648, 649, 655) (818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı Saadettin Durur vekili Avukat Sadık Şahin tarafından, davalı İzsu Genel Müdürlüğü vd. aleyhine 23.1.2002 gününde verilen dilekçe ile tazminat isteminde bulunulmuş, davalı-karşı davacı Kanalsan Ltd. Şti. 19.7.2002 tarihinde verdiği dilekçe ile menfi tespit istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen 30.4.2004 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 12.7.2005 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili AVukat Müjgan Çelik ( Demir ) ile karşı taraf davalılardan Kanalsan İnş. Tic. Ltd. Şti. vekili AVukat Çiğdem Çalış geldiler, diğer davalılar adlarına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR VE Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve davalılardan Kanalsan İnş. Tic. Ltd. Şti. yararına takdir olunan 400,00 YTL. duruşma avukatlık ücretinin temyiz eden davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12.7.2005 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
KARŞI OY :
Davacıya ait olan meyva ağaçlarının davalı tarafından yapılan çalışma sırasında zarar gördüğü açıktır. Zarar gören ağaçların, davacıya ait taşınmazın dışında ve dere yatağında bulunduğu da sabittir.
Mahkemece bu gerekçe ile dava reddedilmiştir. Mahkemenin bu gerekçesi ve bu gerekçe ile kararı onayan çoğunluğun görüşüne katılamıyorum. Şöyle ki; MK.nun eski 655. maddesindeki düzenlemeye göre, kendi fidanını, başkasının yerine diken kimsenin hak ve yükümlülüklerinin aynı yasanın 648 ve 649. maddelerine göre belirleneceği hükme bağlanmıştır. Anılan maddelerde de, kötü niyetli levazım sahibinin en az levazım bedelini isteyebileceği ifade edilmiştir. Şu haliyle, davacı kötü niyetli olsa dahi, en az levazım bedeline hükmetmek gerekirken, istemin tümden reddi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. Açıkladığım nedenlerden dolayı çoğunluğun vardığı sonuca katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy