(818 S. K. m. 43, 44)
Dava: Davacı Milli Eğitim Bakanlığı vekili Avukat Özcan Özdemir tarafından, davalı Nurettin Baloğlu ve Faruk Gökberk aleyhine 19.4.2002 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 29.12.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, davalıların özensiz davranışları sonucu yaralanan öğrenciye davacı idarenin ödediği tazminat nedeni ile uğradığı zararın rücuen tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, personelin yetersiz olduğu, okul müdürünün personel tayini istemesine rağmen idarenin bu tür okullara öncelik vermemekle kusurlu bulunduğu, bu kusurun davalı nöbetçi öğretmen ile okulun aşçısına yüklenemeyeceği, olay sırasında davalı görevlilerin okulun ve öğrencilerin denetimi ile ilgili işleri yaptıkları, bütün öğrencileri tek tek denetlemelerinin fiilen imkansız olduğu, yaralı öğrencinin gizlice mutfağa girerek kıyma makinesi içine elini sokması eyleminde davalıların kusurunun bulunmadığı, yaralanma ile davalı görevlilerin eylemi arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı gerekçeleriyle dava ret edilmiştir. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Zararın meydana geldiği tarihte yaralı çocuğun bulunduğu işitme engelliler yatılı ilköğretim okulunda davalılardan Nurettin Baloğlu nöbetçi öğretmen, Faruk Gökberk ise aşçı olarak çalışmaktadır. Okulda 74 öğrenci ile birlikte idareci, öğretmen, aşçı, hemşire ve teknisyen olmak üzere 8 personel bulunmaktadır. Olay saatinde öğrencilerin yemeklerini yedikten sonra yaralı öğrenci ile birlikte 2 öğrencinin nöbetçi olarak yemek masalarının üzerlerini silerek masa altına dökülen kırıntıları süpürmekle görevli oldukları anlaşılmaktadır. Öğrencilerin mutfak bölümüne girmeleri yasaktır. Davalı nöbetçi öğretmen yemek sonrası lavabodaki öğrencilerle ilgilenmekte, davalı aşçı da yemekhanede tabakları toplayıp temizlik yapmaktadır. Bu sırada yaralı çocuk arkadaşı ile birlikte gizlice mutfağa girip elini kıyma makinesinin içine sokmuş, diğer arkadaşı da makineyi çalıştırması sonucu çocuğun elinin bilekten kesildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalılar başka bir iş ile uğraşmakta iseler de dosya içinde bulunan nöbetçi öğretmenin ve okul aşçısının görevlendirilmesine ilişkin okul müdürünün yazısından anlaşılacağı üzere, davalı nöbetçi öğretmenin yemekhanede dolaşarak öğrencilerin kontrolsüz kalmamalarını sağlaması gerektiği gibi davalı okul aşçısının da mutfağa görevlilerden başkasının izinsiz girmesine engel olmak zorundadır.
Olayın meydana gelişi itibariyle davalıların özensiz davrandığı böylece zararla eylem arasında uygun illiyet bağının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu bakımdan davalıların sorumlu olduklarının kabul edilmesi gerekirken mahkeme gerekçesinde belirttiği gibi illiyet bağının kesildiği gerekçesi ile davanın reddi doğru değildir. Mahkemenin gösterdiği gerekçeler hüküm altına alınacak tazminat yönünden önemli ölçüde indirim nedeni olabilir. BK'nun 43 ve 44. maddeleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. Davanın tümden reddini gerektirmez. Davalıların kusur durumuna göre sorumlulukları ayrı ayrı belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken davanın yazılı gerekçelerle tümden ret edilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, 26.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy