(1086 S. K. m. 417, 423) (1136 S. K. m. 164) (YİBK. 29.05.1957 T. 1957/4 E. 1957/16 E.)
Davacı İsmet Bulut vekili Avukat Fırat Ülger tarafından, davalı TEDAŞ Diyarbakır Elektrik Dağıtım Müessese Müdürlüğü aleyhine 10.5.2002 tarihinde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu uğranılan zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kısmen kabulüne dair verilen 16.3.2004 tarihli kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili ve davalı vekili taraflarından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuna uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının sair temyiz itirazına gelince; dava, davalıya ilişkin yüksek gerilim hattından kaynaklanan yangın sonucu davacıya ilişkin bağ omcalarının yanması sebebiyle uğranılan zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Yangının Lice İlçesine bağlı köyde olduğu, olay tarihinde yanan omcalar hakkında köy muhtarı, jandarma veya davalı elamanları tarafından düzenlenmiş bir tutanak veya belge bulunmadığı, davacının olaydan bir hafta sonra Lice İlçesi Mahkemesine başvurarak delil tesbiti yaptırdığı anlaşılmaktadır. Tespit bilirkişisi olan ziraat teknisyeni; raporunda bağın mevsimlik budama-belleme gibi bakım işlemlerinin yapılmadığını, bağ içerisinde kuru otlar bulunduğunu belirterek davacının üç yıl süre ile zarar gördüğünü açıklayıp zararı hesaplamıştır. Davacı tespit bilirkişisi raporuna itiraz ettiğini belirterek yaklaşık bir yıl sonra eldeki bu davayı Diyarbakır Mahkemesinde açmış ve tesbiti kabul etmediğini belirtmiştir. Mahkemece dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesinde; Diyarbakır ilindeki ortalama verim üzerinden hesaplama yapılmış ve ayrıca zarar süresi beş yıl olarak hesaplanmıştır. Davacıya ilişkin bağı yerinde görmeyen, bakımsızlık durumu gözetilmeden soyut olarak beş senelik süre ile zarar hesaplayan ve ildeki ortalama verimin davacı bağında gerçekleşeceğini ileri süren bilirkişi raporu ile bizzat taşınmazda gözlem yapılarak o köye özgü verim oranını, bağın bakımsızlığını ve bağın kaç yılda tekrar eski haline gelebileceğini inceleyip değerlendiren tespit bilirkişisi raporunun dosya içeriğine ve bilimsel olgularına daha uygun düştüğü sonuç ve kanaatine varılmıştır. Şu durum karşısında tespit raporunda hesaplanan zarar miktarına hükmedilmesi gerekirken, mahkemece raporların takdirinde yanılgıya düşülerek dosya üzerinden yapılan ve daha fazla miktarda zarar hesaplayan rapor doğrultusunda hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3- Tarafların sair temyiz itirazına gelince; yargılama ve hüküm, ancak davanın tarafları hakkında verilebilir. Yargılama giderleri de hükmün sonuçlarına göre yanların sorumlulukları ile ilgili bulunduğundan, hüküm ile birlikte karara bağlanması gerekir. (29.5.1957 gün ve 4/16 s. İBK.) Bu bağlamda, yargılama giderleri, aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir ve vekalet ücreti de yargılama giderlerindendir. (HUMK. m.417/1, m. 423/b.6.)
Diğer yandan, 4667 s. Kanunun 77. maddesi ile değiştirilen 1136 s. Avukatlık Yasası'nın 164/son maddesindeki düzenlemede; dava sonunda, karar ile tarifeye dayalı olarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ilişkin olacağı belirtildiği gibi; bu hükme koşut bir düzenleme de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde yargı yerlerince avukata ilişkin olmak üzere karşı tarafa yükletilecek vekalet ücreti şeklinde yer almıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere gerek Avukatlık Kanunu ve gerekse de kanuna dayalı olarak hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde yer alan düzenlemeler; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun, davanın taraflarına ve hükmün kimlere yönelik olarak kurulacağına ait hükümlerini kaldırıcı veya değiştirici nitelikte değildir. Aksine, hükmün ve ayrıntısı niteliğindeki yargılama giderlerinin -ve bu bağlamda vekalet ücretinin- davanın tarafları hakkında kurulması gerekir. Avukatlık Yasası'ndaki, vekalet ücreti avukata aittir biçimindeki düzenleme hükmü kuran mahkemeye değil, vekil ile vekil edene yönelik bir kuraldır. Bu yorum ve varılan sonuç aynı maddedeki bu ücret, iş sahibinin borcu sebebiyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez biçimindeki düzenleme ile de doğrulanmaktadır. Açıklanan nedenlerle, taraf sıfatı bulunmayan vekil yararına vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın 2 s. bentte gösterilen sebeple davalı yararına, 3 s. bentte gösterilen sebeple taraflar yararına BOZULMASINA, tarafların sair temyiz itirazlarının ilk bentteki sebeplerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine, 05.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy