(818 S. K. m. 18) (4721 S. K. m. 706)
Dava: Davacı Gülderen Sarıkatiboğlu ve diğerleri vekili Avukat Hıdır Yıldırım tarafından, davalı Zülal Ergin aleyhine 18.7.2001 gününde verilen dilekçe ile muvazaalı satıştan doğan zararın tazmininin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.5.2004 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekillerince duruşmasız incelenmesi, davacılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 25.1.2005 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat Ülkü Harhar ile karşı taraftan davacı vekili Avukat Hıdır Yıldırım geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacılar, davalı ile ortak miras bırakanları olan Süheyla Emirmahmutoğlu'nun ölümünden önce maliki olduğu apartman dairesini davalıya sattığını, satışın muvazaalı olduğunu belirterek, taşınmaz üçüncü kişiye geçtiğinden bedelinin hisseleri oranında davalıdan tahsilini istemişlerdir.
Mahkemece, dava kısmen kabul edilmiştir.
Tarafların ortak murisi Süheyla Emirmahmutoğlu çocuksuz olarak 12.11.1997 tarihinde kendi kullandığı aracı ile trafik kazası yaparak vefat etmiştir. Muris avukat olup akli melekeleri yerindedir. Ölümünden çok önce 11.3.1986 tarihinde dava konusu dairenin intifa hakkını kendisinde tutarak yalnız kuru mülkiyetini bedeli karşılığında davalıya satmıştır. Murisin bazı taşınmazlarını davacılardan Ümit'e ve Ümit'in eniştesine de sattığı tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır. Taşınmazın yalnızca kuru mülkiyetinin satıldığı ve intifa hakkının muriste bırakıldığı gözetildiğinde satış tarihinde davalının ödediği bedel normaldir. Taraflar murisin yeğenleridir. Davalı tanıkları, satışın bedeli karşılığında ve gerçek satış olarak yapıldığını, gizli bir amaç olmadığını, murisin satış paraları ile hayır işleri yaptığını belirtmişlerdir. Davacı tanıklarının beyanları ise muvazaayı doğrular yeterlilikte değildir.
Şu durum karşısında, satışın gerçek bir satış olduğu, danışıklı bulunmadığı gözetilerek davanın tümden reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen kabul edilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve temyiz eden davalı vekili için takdir olunan 400 YTL. Duruşma avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine, davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25.1.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy