(2004 S. K. m. 5)
Dava: Davacı Adalet Bakanlığı vekili Avukat Gülçin T. tarafından, davalı Latif Topçu aleyhine 16.9.2002 gününde verilen dilekçe ile rucüen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10.3.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının öteki temyizine gelince; dava rucüen tazminat istemine ilişkindir. Dava dışı şahıs Bülent Torun'un Vakıfbank AŞ'ye olan borcu nedeniyle, alacaklı Vakıfbank AŞ tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmış ve Eskişehir İcra Müdürlüğünce borçlunun Ankara'da bulunan taşınmazının satılması için Ankara Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğüne talimat yazılmıştır. Davalı icra müdür yardımcısı olup taşınmazın paraya çevrilmesi için 21.2.1994 tarihini ilk ihale, 3.3.1994 tarihini ise ikinci ihale günü olarak belirlemiştir. İlk ihaleye üç kişi başvurmuş olup alıcılar satış sırasında hep beraber satış mahallini terk ettiklerinden davalı ihaleye fesat karıştırıldığı gerekçesiyle satışı feshetmiştir. Bu karara karşı Vakıfbank AŞ tarafından icra hakimliğine şikayette bulunulmuş olup Ankara İcra Hakimliğinin 23.2.1994 günlü kararıyla ihalenin feshi kararı iptal edilmiş ve satışa devam edilmiştir. Taşınmaz 3.3.1994 tarihinde ikinci ihaleye çıkarılarak en yüksek pey ileri süren Ali Yıldırım'a satılmış ve taşınmaz 24.3.1994 tarihinde Ali Yıldırım adına tescil edilmiştir. Ali Yıldırım'da 8.4.1994 tarihinde taşınmazı Burhanettin Sarıoğlu'na satmıştır. Borçlu Bülent Torun 13.5.1994 tarihinde açtığı Ankara 12. İcra Hakimliğinin 1994/288 Esasında kayıtlı dosyada ihalenin feshi isteminde bulunmuş ve 6.12.1994 tarihli karar ile ilk ihale icra memurunun ihaleyi feshetmesi nedeniyle yapılamadığından normal ihale prosedürü içinde yeniden satış ilanı yapılarak 1. ve 2. ihale günlerinin ilgililere tebliğ edilmesi gerekirken ilk ihale yapılmış gibi muhammen bedelin %40'ına önceki ikinci ihale gününde satılmış olması gerekçesiyle ihalenin feshine karar vermiştir. Karar onanarak kesinleştikten sonra dava dışı borçlu Bülent Torun 16.1.1996 tarihinde İcra İflas Kanunu 5. maddesine dayanarak ve icra memurunun usulsüz işlemi nedeniyle taşınmazının değerinin çok altında satılmasından doğan zararının ödetilmesini istemiştir. Yapılan yargılama sonunda taşınmazın dava tarihindeki değeri olarak belirlenen 4.214.000.000 TL'ye faiziyle birlikte hükmedilmiştir. Davacı Bülent Torun tarafından hükmedilen tazminatın tahsili için icra takibi yapılmış ve davacı icra takibi sonrası asıl alacak, faiz ve yargılama giderlerinden oluşan tazminatı ödemiş ve temyize konu bu davayı açarak rucüen tazminat isteminde bulunulmuştur. Yargılama sırasında bilirkişi görüşüne başvurulmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın cebri satış ve tescil tarihi olan 1.500.000.000 TL'den ihale bedeli olan 586.000.000 TL. düşüldükten sonra 914.000.000 TL. bulunarak yeniden değerlendirme oranı ile çarpılarak 2.742.000.000 TL. bulunmuş bu miktara davacı bakanlık hakkında açılan davanın dava tarihi olan 16.1.1996 ile karar tarihi olan 8.2.2001 arası yasal faizi eklenerek 8.774.400.000 TL. bulunmuştur. Yerel mahkemece belirlenen bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Somut olayda davalının 1994 yılında yaptığı usulsüzlük nedeniyle zararın doğduğu ve bu nedenle üçüncü kişi tarafından açılan tazminat davasında davacının ödemede bulunduğu sabittir. Taşınmazın satışı usule uygun olsaydı bedeli 1.500.000.000 TL olup bu miktardan ihale bedeli 586.000.000 TL. düşülünce geriye 914.000.000 TL. zarar olduğu görülmektedir. İdarenin bu miktar zararı 16.1.1996 tarihinde açılan davada faiziyle birlikte ödediği düşünüldüğünde zararında bundan ibaret olduğu sabittir. Başka bir anlatımla idarenin sorumluluğu 916.000.000 TL'nin faiziyle birlikte ve yargılama giderleri de dahil edilerek bulunacak zarardır. Bu nedenle davalıya rücu edilecek miktar 916.000.000 TL'nin faiziyle birlikte ve yargılama giderleri eklendikten sonra bulunacak zarardır. Kaldı ki idarenin aleyhine hüküm kurulduktan sonra geç ödemesinden kaynaklanan zarardan davalının sorumlu tutulması da düşünülemez. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeksizin verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy