(2709 S. K. m. 129) (818 S. K. m. 41) (4616 S. K. m. 1)
Dava ve Karar: Davacı Enver Çankaya vekili Avukat Neşe Menderes tarafından, davalı Memduh Öztürk aleyhine 23.10.2000 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu uğranılan zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin reddine dair verilen 25.3.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, davalının kusuru nedeniyle inşaatının durdurulduğunu, bu yüzden zarar gördüğünü belirterek istemde bulunmuştur.
Mahkemece, davalı hakkında aynı eylem nedeniyle açılan kamu davasının 4616 Sayılı Yasa gereğince ertelenmesine karar verildiği, davalının kişisel kusuru bulunduğunun kanıtlanmadığı, Anayasanın 129/5. maddesi gereğince davalıya husumet yöneltilemeyeceği benimsenerek istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Dosya içeriğine göre; davacının arsasına inşaat yapmak amacı ile yapı ruhsatı almak üzere, davalının görevli olduğu belediyeye başvurduğu, davacıya ait arsanın iki yanında imar yolu bulunması nedeniyle, her iki yoldan da beşer metre çekilerek bina yapılmak üzere yapı izni verilmesi gerekirken davalının, iki yoldan birinden beş metre, diğer yoldan üç metre boşluk bırakılacak biçimde yapı izni düzenleyip verdiği, bu izne göre başlayan inşaatın İmar Yasası'na aykırı bulunarak durdurulduğu, davalı hakkında açılan kamu davası sonucunda davalının görevi kötüye kullanmak suçundan cezalandırıldığı ancak, 4616 Sayılı Yasa gereğince kararın bozulması üzerine kamu davasının ertelenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı, dava dilekçesinde ve yargılama aşamasında verdiği dilekçelerde davalının kişisel kusuruna dayandığını belirterek istemde bulunmuştur.
Davalı tarafından düzenlenen yapı izni, imar düzenlemelerine aykırı olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalının, imar düzenlemelerine aykırı olarak yapı izni düzenlemesi suç oluşturan bir eylemdir. Nitekim, suç sayılan bu eylem nedeniyle kesin sonuca bağlanması ertelenmiş olan bir ceza davası da bulunmaktadır. Belediyede memur olarak görevli bulunan davalının kişisel kusur teşkil eden eylemi Anayasanın 129/5. maddesi kapsamında düşünülemez. Davacının dava dilekçesinde, davalının kişisel kusuruna dayanarak istemde bulunduğu da gözetilerek zarar kapsamının belirlenmesi gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçeyle, davanın husumet yönünden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 29.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy