(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı M. Ülgar vd. vekili Avukat V. Taşdemir tarafından, davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine 23/7/2001 gününde verilen dilekçe ile munzam zarar nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 1/10/2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, munzam zarar istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, haksız eylem nedeniyle açılan davaların hükme bağlanarak kesinleştiğini ve bir bölümünün icra yolu ile ödetildiğini; geç ödenen ve ödenmeyen tazminat alacakları nedeniyle yasal faiz yürütüldüğünü; ancak, yargılama ve yerine getirme (icra)süreci içinde döviz kurlarında büyük artışlar ve iki büyük devalüasyon yaşandığını ileri sürerek, yasal faizi aşan zararının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Dava, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Kural olarak, haksız eylemde bulunan eylem tarihinde temerrüde düşmüş sayılır ve faize de -istek bulunduğu takdirde- bu tarihten itibaren hükmedilir. Nitekim hüküm altına alınan tazminatlara eylem tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir. Diğer yandan, yargılamanın belirli bir süreci gerektirmesi olağan olup; davalının kötü niyetli olarak yargılamayı sürümcüme de bıraktığı da kanıtlanmamıştır. Aynı biçimde, kesinleşmiş ilama konu alacağın ödetilmesi yöntemi yasada düzenlenmiş ve yaptırımları da yine yasada ön görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, yargılama ve yerine getirme aşamasından kaynaklandığı ileri sürülen munzam zarardan davalının sorumlu tutulması mümkün değildir. Aynı kabul ve sonuca, döviz kurlarındaki artış ve devalüasyon olguları bakımından da varılabilmektedir. Bunların olumsuz sonuçlarının davalıya yükletilmesi benimsenemez. Davacı, yasal faizi aşan bir zararı bulunduğunu ve bundan davalının sorumlu olduğunu somut delillerle kanıtlamış değildir. Şu durumda, davanın reddi gerekir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy