(818 S. K. m. 41, 49)
Dava: Davacı A. A. N. tarafından, davalı A. E. aleyhine 9.10.2000 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece istemin kısmen kabulüne dair verilen 27.5.2004 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak da davacı taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 23.11.2004 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat Ç. C. B. ile karşı taraftan davacı vekili Avukat M. A. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve temyiz eden davacı vekili için takdir olunan 375.000.000 lira duruşma avukatlık ücreti ile aşağıda yazılı onama harcının 27.000.000 lirasının davalıya, 10.100.000 lirasının da davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harçların bundan mahsubuna 23.11.2004 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, hakaret yoluyla kişilik haklarına saldırı nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece dinlenen ve olayın tek görgü tanığı konumunda olan L. R. K.'nun davacının sanık olarak yargılandığı K.K.K. 1.nci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 2002/170 esas, 2002/279 karar sayılı dosyasında da sanık lehine tanıklık yaptığı ancak karar gerekçesinde bu tanığın sanığın çok samimi arkadaşı olup sanığı kurtarmaya yönelik dilekçeler verip beyanlarda bulunduğu anlaşıldığından beyanlarına itibar edilmediği belirtilmiştir. Yine dosyaya sunulan İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/164 esas, 2004/413 karar sayılı karar örneğinden L. R. K.'nun müdahil A. E.'e iftira suçundan mahkum olduğu da anlaşılmaktadır. Bu deliller karşısında tanık L. R. K.'nun beyanına itibar etmenin mümkün olmadığı kanaatiyle davanın reddi gerektiği düşüncesindeyiz. 23.11.2004 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy