(818 S. K. m. 100, 103)
Dava: Davacı Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili Avukat M.E. tarafından, davalı O. ve diğerleri aleyhine 31.07.2002 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile icra inkar tazminatı talebinin reddine dair verilen 21.04.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali işlemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile % 40 icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Karar yanlar tarafından temyiz edilmiştir.
Gecikme cezası, faiz niteliğindedir. Bu nedenle, takip konusu alacağın haksız eylemden doğduğu da göz önünde bulundurularak, istem halinde eylem tarihinden itibaren ancak yasal faiz istenilebilir. Bu bakımdan, gecikme cezası adı altında ve yasal faiz oranlarını aşar bir biçimde takip yapılması ve mahkemece de bu istemin kabulü doğru değildir. Diğer yandan, gecikme cezası adı ile hesaplanan miktarın asıl borca eklenilmesi ve toplamı üzerinden de takip tarihinden itibaren faiz isteminde bulunulması ise; faize faiz yürütülemeyeceğine ilişkin BK. m. 100/son hükmüne açık aykırılık oluşturmaktadır. Mahkemece bu yönün göz ardı edilmesi de doğru görülmemiştir. Mahkemece yapılacak iş, asıl alacak miktarı ile sınırlı olarak takibin iptaline karar vermek ve asıl alacak miktarına da istem de bulunduğu takdirde, haksız eylem tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini hükme bağlamaktır.
Katma Değer Vergisi, üretilen mal veya verilen hizmet karşılığı olarak tahakkuk ettirilmektedir. Gecikme cezası, yasanın öngördüğü anlamda mal veya hizmet niteliğinde değildir. Bu nedenle, gecikme cezası olarak istenen miktara ayrıca KDV eklenemez. Karar, açıklanan nedenlerle de doğru görülmemiş ve bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazları ile davacının tüm temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenle reddine ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy