(818 S. K. m. 50)
Dava: Davacı A. A. vekili Avukat E. Derin tarafından, davalı Şeker Fabrikaları TAŞ aleyhine 22.1.2001 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 30.3.2004 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 25.10.2005 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı şirket vekili Avukat C. Kutlucan ile karşı taraftan davacı vekili Avukat E. Derin geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, maden ruhsatı sahibi olduğu alandan davalının yüklenicileri aracılığı ile kireçtaşı çıkararak fabrikasında kullandığını ileri sürmüş ve bu nedenle maddi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı, kireçtaşı çıkarma ve taşıma işini sözleşme ile dava dışı yüklenicilere verdiğini; ileri sürülen zararın dava dışı yükleniciler tarafından meydana getirildiğini ve sorumlu tutulamayacağını savunmuştur.
Mahkemece, davalının yaptığı ihale sonucunda dava dışı firmalar tarafından kireçtaşı malzemesinin alındığı gerekçesiyle istemin kabulüne karar verilmiştir.
Davacının maden ruhsatı sahibi olduğu alandan kireçtaşı malzemesinin alındığı; diğer yandan, alanın bir kısmı ile ilgili olarak davalının taş ocağı ruhsatı bulunduğu ve davalı ile dava dışı defterdarlık arasında kira sözleşmesinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Yine, davalı ile dava dışı firmalar arasında Kireçtaşı İstihraç, Nakliye ve İstif Sözleşmesinin varlığı çekişmesizdir. Uyuşmazlık, davalının işletme ruhsatı ve kiralaması dışında bulunup davacının maden ruhsatına konu yerden alınan malzemelere ilişkindir.
Davalı, sözleşme gereği yüklenicilerin davaya konu yerden malzeme alımları konusunda bir bilgisi olmadığını ve talimatı da bulunmadığını savunmuştur. Kural olarak, BK. m.55 gereğince adam çalıştıranın sorumluluğunda temel unsur, bağımlılık ilişkisidir. Bu anlamda çalıştırılan, adam çalıştıranın buyruğu altında olmalı, onun gözetim ve denetiminde iş yapılmalıdır. Sorumluluğun nedeni de, bağımlılıktan kaynaklanan özen gösterme ödevine aykırılıktır. Eser sözleşmesinde ise, yüklenici, kendi hesabına ve iş sahibinden bağımsız olarak sözleşmeye konu işi yapmayı üstlenmiştir. Bu nedenle, iş sırasında başkalarına verdiği zararlardan bizzat sorumludur. Bağımlılık ilişkisi bulunmadığı için de, iş sahibinin sorumlu tutulma olanağı yoktur. Bu yöndeki Yargıtay uygulaması yerleşiktir. Somut olayda, davalı ile dava dışı şirketler arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi kapsamında bulunduğu çekişmesizdir. Bu nedenle de davalı, kural olarak dava dışı yüklenicilerin eylemlerinden sorumlu tutulamaz.
Diğer yandan, sözleşmede malzemenin iş sahibi tarafından gösterilen yerden alınabileceği yönünde hüküm bulunduğu gibi yüklenici tarafından sağlanacak yerden getirilebileceği şeklinde de düzenleme yer almaktadır. Mahkemece, malzemenin davalı tarafından gösterilen yerden mi, yoksa dava dışı yükleniciler tarafından belirlenen bir yerden mi getirildiği saptanmamıştır. Ayrıca, davalının malzemenin davacı tarafa ait ruhsatlı alandan sağlanması yolunda bir talimatı veya yer göstermesi bulunup bulunmadığı da araştırılmamıştır. Eser sözleşmesinin varlığına karşın, eğer iş sahibi tarafından yer gösterilmiş ve talimat da verilmiş ise davalı haksız eyleme katılan sıfatı ile ve BK. m.50 hükümleri uyarınca sorumlu tutulabilir.
Açıklanan nedenlerle eksik incelemeye dayanan karar yerinde görülmemiştir. Mahkemece, yukarıda gösterilen biçimde inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Hüküm, bu nedenle bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalı şirket yararına takdir olunan 400,00 YTL. duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 25.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy